KURULUŞ VE TARİHÇE

        1963 yılında “Zirai Araştırma Enstitüsü” adı altında çalışmalarına başlayan kuruluş, yine aynı yıl kurulan “Bitki Araştırma ve İntrodüksiyon Merkezi” ile birleşerek 1967 yılında Zirai Araştırma ve İntrodüksiyon Merkezi adını almış; 1974   yılından itibaren  de “Ege Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü” adı altında çalışmalarını sürdürmüştür. 1987 yılındaki reorganizasyonla bugünkü adını alan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE), İzmir’in Menemen ilçesi sınırları içinde olup; Büyükşehir merkezine 23 kilometre uzaklıktadır.   

ALT YAPI

        Menemen’deki merkez kampusta çoğunluğu sulu tarım yapılan toplam 2810 dekar arazinin yanı sıra; Ödemiş’de Bozdağ alt istasyonunda 30 da, Gölcük’te 40 da, Kemalpaşa ilçesinde 70 da, Selçuk’ta 55 da ve Akhisar’da 95,5 da arazide çalışılmaktadır. Buna ilaveten toplam 1200 da arazi ise protokol ile kullanılmaktadır. Enstitüde: Bitki gen bankası ve herbaryum, doku kültürü, fitopatoloji, kalite analiz, tohum fizyolojisi, genetik çeşitlilik ve coğrafi bilgi sistem laboratuvarları ve matbaa, atölye, ahırlar, arıhane, tel ve cam seralar gibi alt yapının yanında; misafirhane, spor alanları ve yemekhane gibi sosyal tesisler de bulunmaktadır. Ayrıca iki iklim odası, üç adet kontrollu bitki büyütme kabini (fitotron) ve sisleme  serası vardır. Bilgisayar sistemiyle donatılmış ve internete bağlanmış olan kuruluş; zengin bir kütüphane ve yabancı dil laboratuvarıyla araştırıcılara hizmet vermektedir.  

Yıllara göre değişmekle beraber kuruluşta yurtiçi ve yurtdışında master ve doktora yapmış olan ortalama 50 araştırıcı çalışmaktadır.

ÇALIŞMA KONULARI

        Bitki genetik kaynakları, tarla ve bahçe bitkileri ile hayvancılık ve arıcılık konularında 100’ ü aşkın araştırmanın yürütüldüğü kuruluşun işlevi:  

·      Türkiye’deki bitkisel çeşitliliği saptamak ve korumak,

·      Yüksek verimli, kaliteli, hastalıklara dayanıklı  çeşitleri geliştirmek ve bu çalışmaları agronomik araştırmalarla bütünleştirmek,

·      Sığırcılık ve arıcılık araştırmaları yapmak,

·      Tescilli çeşitlerin dereceli tohumluklarıyla; sertifikalı fidan, damızlık hayvan ve ana arı üretmek,

·      Araştırma sonuçlarını en seri ve etkili şekilde uygulamaya aktarmak için çiftçi şartlarında denemeler kurmak, bilgi alış veriş toplantıları yapmak şeklinde özetlenebilir.  

            ETAE, yurtiçi ve yurt dışındaki pek çok resmi kuruluş ve üniversitelerin yanı sıra : FAO, IPGRI, CIMMYT, CIP, ICARDA, CLIMA gibi uluslararası kurum ve kuruluşlarla da işbirliği yapmakta; özel kuruluşlara araştırma, danışmanlık ve laboratuvar hizmeti vermektedir.             

            Araştırma çalışmalarının yanı sıra, kazanılan deneyim ve bilgi birikimi, ulusal ve uluslararası boyutta düzenlenen toplantı, eğitim faaliyetleri ve yayınlarla ilgi gruplarına aktarılmaktadır. ETAE tarafından 1991 yılından beri yayınlanan ANADOLU dergisi (ISSN 1300-0225) tarımsal araştırma alanında bilimsel iletişim kurmada önemli bir rol oynamaktadır.  

ENSTİTÜ HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

     

                         

BİTKİ GENETİK KAYNAKLARI BÖLÜMÜ

        Türkiye’ de mevcut bitkisel/genetik çeşitliliğin sistematik muhafaza çalışmalarına dünyadaki ilklerden birisi olarak enstitünün kuruluşuyla birlikte başlanmıştır. Bitki genetik kaynakları çalışmaları: Türkiye’nin ıslah edilmemiş kültür bitkileri çeşitleri (köy çeşitleri), bunların yabani akrabaları, ekonomik öneme sahip yabani bitkiler ve doğal florada mevcut diğer bitki türlerinin (endemik türler dahil) kaybolma tehlikelerine karşı sürveyi ve toplanması; uzun süreli muhafazası (ex situ ve in situ) ve bunlara ilişkin tüm bilgilerin dökümantasyonu olarak özetlenebilir.  

        Alt bitki grupları tarafından gerçekleştirilen programlarla toplanan tohum ve herbaryum örnekleri kuruluşta saklanmaktadır. Tohum örnekleri aktif ve baz kolleksiyonlar olarak ETAE gen bankasında muhafaza edilmektedir (ex situ). Gen bankasında bitki gruplarına ait 40 bini aşkın tohum örneği saklanmakta, tohum morfoloji ve çimlendirme yöntemlerine ilişkin araştırmalar yürütülmektedir. Beş binin üzerinde vejetatif materyal ise muhafaza bahçeleri şeklinde oluşturulan arazi gen bankalarında muhafaza edilmektedir. Meyve türlerinin uzun süreli muhafazasında doku kültürleri tekniklerinden de yararlanılmaktadır.

        Muhafazaya alınan örnekler üzerinde değerlendirme çalışmaları da yürütülmekte; yayla çayı, İzmir kekiği, nane, susam, ayçiçeği, yabani pancar türleri, tütün, kaplıca buğdayları, arpa, yulaf ve mısır, nohut, fiğ, karanfil türleri  kolleksiyonlarının karakterizasyonu yapılmaktadır.  

        Her bitki türünün gen bankasında muhafaza edilmesinin teknik zorluğu ve  çevresel değişimle süregelen evrimlerinin devamı zorunluluğundan dolayı, yerinde muhafaza (in situ) çalışmaları da yürütülmektedir. Bu amaçla ana vatanı ülkemiz olan bazı kültür bitkilerinin ve meyvelerin yakın yabani akrabalarının genetik çeşitliliğin yoğun olduğu yerlerde seçilen pilot alanlarda sürvey-envanter çalışmaları yürütülmektedir. Hedef türlerin genetik çeşitliliğinin yüksek olduğu belirlenen alanlar korumaya alınmakta; bu alanlardaki mevcut bitki türlerinin bir kısmı gen bankasında da saklanmaktadır.    

BİTKİ GENETİK KAYNAKLARI BÖLÜMÜ ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

TARLA BİTKİLERİ BÖLÜMÜ

ARPA :

        Arpa ıslahı çalışmaları yüksek verimli, kaliteli yemlik çeşit geliştirmek üzere 1968 yılında başlamış olup, melezleme ve introdüksiyon çalışmaları sonunda; altı sıralı yemlik Gem, iki sıralı yemlik-biralık Kaya ve yemlik Bornova 92 çeşitleri tescil ettirilmiştir. Kaya  ve Bornova 92 çeşitlerinin  ekim alanı Ege Bölgesindeki arpa ekim alanlarının % 15-20’dir. Hedef, kır ve kır-taban arazileri de  göz önüne alarak, geliştirilecek yeni çeşitlerle birlikte bu oranı % 40’lara çıkarmaktır. Bu amaçla yüksek verimli, nişasta, protein ve özellikle lisin oranı yüksek yemlik çeşitlerin yanında; yüksek verimli,  nişasta oranı yüksek, protein oranı düşük biralık çeşitlerin geliştirilmesine ağırlık verilmiştir. 1998 yılında 4 yeni arpa çeşidi (Şerifehanım 98, Vamıkhoca 98, Süleymanbey 98 ve Akhisar 98) tescil ettirilmiştir.

ARPA  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

BUĞDAY ŞUBESİ 

        Enstitünün kuruluşuyla başlatılan buğday araştırmaları, Türkiye’de yürütülen en başarılı tarımsal projelerden biridir. Projenin başladığı 1969 yılında bölgede dekara 200 kilogram olan verimin 10 yıllık bir devrede %100’lük bir artışla 400 kilograma çıkmış olması bu başarının kanıtıdır. Araştırmalar sonucu 10 ekmeklik (Cumhuriyet 75, Ata 81, Gönen, İzmir 85, Kaklıç 88, Marmara 88, Kaşifbey 95, Basribey 95 ve Ziyabey 98) ve 3 makarnalık (Gediz 75, Ege 88 ve Salihli 92) buğday çeşidi geliştirilerek üreticilere verilmiştir.   

        Buğday ıslahı çalışmaları, ekmeklik ve makarnalık buğday ıslahı olarak iki ana projede yürütülmektedir. Bu projeler: kalite, hastalık, yetiştirme tekniği ve genetik kaynaklar araştırmalarıyla desteklenmektedir. Halen Enstitüde: ekmeklik buğday ıslahı, makarnalık buğday ıslahı, buğday hastalıklarına dayanıklılık ıslahı, uluslararası kışlık-yazlık buğday ıslahı, tahıl genetik kaynakları ve kaplıca buğdaylarının değerlendirilmesi projeleri yürütülmektedir. Ayrıca Enstitü, yazlık buğdaylar için introdüksiyon dağıtım merkezi görevini de üstlenmiştir. Bu yönde her yıl 8 bin civarında örnek Enstitüde ekilip yöntemine göre çoğaltıldıktan sonra, buğday ıslahında çalışan diğer kuruluşlara dağıtılmaktadır.    

        Melezleme, seleksiyon ve introdüksiyon yoluyla temin edilen 10 binden fazla buğday materyali her yıl: bölgeye uyum, hastalıklara dayanıklılık, verim ve kalite yönünden incelenmektedir.  

        ETAE her yıl üçü makarnalık, beşi ekmeklik olmak üzere sekiz buğday çeşidinin dereceli tohumluğunu üretmekte olup, dağıtılan  tohumluk miktarı yılda 450 - 500 ton’dur.  

         Enstitünün geliştirdiği bu çeşitler, kışları ılık geçen Ege sahil kesimindeki yaklaşık 350 bin ha alanın yanı sıra, ülke düzeyinde benzer iklime sahip toplam 1 milyon hektarın üzerindeki alanda da ekilmektedir. Türkiye’de Tarım İşletmelerince üretilen buğday tohumluğunun  yaklaşık beşte biri, Ege Tarımsal Araştırma Ensitüsünün geliştirdiği çeşitlere aittir.    

BUĞDAY ŞUBESİ ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

MISIR :  

        Geniş adaptasyon kabiliyetli, dane verimi yüksek, hastalık ve zararlılara dayanıklı melez ve kompozit çeşitleri geliştirmek amacıyla geçmiş yıllarda koordinasyon merkeziyle yapılan ortak çalışmalar sonunda bazı çeşitlerin tescil ettirilmesine katkıda bulunulmuş; silajlık olarak yetiştirilebilecek bazı mısır çeşitlerinde yetiştirme tekniğine yönelik olarak çalışılmıştır. İkinci ürün mısır tarımında oldukça büyük zarar yapan ve Ege Bölgesinde verimde %80’e varan azalmalara neden olan mısır koçan kurdu ve sap kurtlarına karşı kültürel ve ilaçlı mücadele yöntemleri belirlenmiştir. İkinci ürün hasadından sonra danedeki nem oranını %25-35’lerden %14’e düşürebilecek kurutma serenleri tasarımlanmıştır. Çalışmalar hibrit çeşit ıslahına yönelik olarak germplazm geliştirilmesi şeklinde sürdürülmektedir.

MISIR  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

PATATES ŞUBESİ

        Çeşit adaptasyonu ve ürün fizyolojisine yönelik olarak başlayan çalışmalar ETAE’ nin 1976 yılında ülkesel proje ve koordinasyon merkezi haline gelmesiyle ivme kazanarak:

·      Yetiştirme tekniği,

·      Makina kullanımı,

·      Çeşit adaptasyonu,

·      Virüssüz temel tohumluk üretimi,

·      Türkiye patates üretim alanlarında görülen hastalıklar,

·      İkinci ürün patates tarımının sorunları ve çözümü,

·      Patates depolama tekniği ve tasarımı konularında

ülke çapında bilgi birikimi yaratılmış ve uygulamaya aktarılmıştır. Islah programında altı çeşit (Resy, Granola, Grandifolia, Isola, Ari, Sarıkız) tescil ettirilmiş, iki çeşit (Sultan ve Yaylakızı) için üretim izni alınmış, her yıl değişen miktarda kademeli tohumluk üretilmiştir.    

        Tohumluk patates üretiminde in-vitro’ya dayalı üretim tekniği geliştirilerek hızlı mikro-çoğaltım sistemi kurulmuştur. Buna ilişkin agronomik çalışmalar da yapılmaktadır. Ayrıca in-vitro test ve kallus hücre kültürüyle Alternaria solani’ye dayanıklı çeşit geliştirilmesi konusunda da çalışmalar başlamıştır.  

        Ege Bölgesi yayla kesimlerinde hibrit patates botanik tohumu (TPS) üretme olanağı ortaya konarak; bu tohumların patates tarımında yaygın kullanımı için agronomik çalışmalar yapılmıştır. TPS kullanımının ümitvar görüldüğü sonbahar patatesi tohumluk üretimine yönelik agronomik ve fizyolojik araştırmalar da sürdürülmektedir.  

PATATES  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

TIBBİ VE KOKULU BİTKİLER  :

        Tıbbi ve kokulu bitkilerin üretimi yapılmaksızın doğadan toplanmaları, pek çok türün yok olma sınırına gelmesine neden olmuş, kültüre alınmalarını zorunlu hale getirmiştir. Ekonomik önemi olan türlerde yetiştirme tekniği, ıslah ve diğer disiplin dallarında araştırmalar yapılması Ülkesel Tıbbi ve Kokulu Bitkiler Araştırma Projesi’nin amacını oluşturmuştur. İzmir kekiği, adaçayı, kapari, anason, melisa, yaylaçayı ve nane öncelikle ele alınan türlerdir.  

        İzmir kekiği (Origanum onites L.) ile tıbbi adaçayında (Salvia officinalis L.) gübreleme ve ekim şekline yönelik yetiştirme tekniği çalışmaları yürütülmüş, kültür koşullarında yetiştirilmesine öncülük edilmiştir. Adaçayında kurumaya neden olan etmenler belirlenmiş olup bunlarla mücadele yöntemlerine ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca, kekik ve adaçayının ekonomik ömrünü saptamaya yönelik araştırmalar da yapılmaktadır .  

         İzmir kekiğinde, çelikle çoğaltım olanakları üzerinde araştırmaların yanı sıra, ıslah çalışmalarına da başlanmıştır.  

         Oğul otunda (Melissa officinalis L.) da çeşit geliştirmeye yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.  

        Kaparide (Capparis spinosa L.) tohumdan üretim teknikleri geliştirilmiştir.  

        Anasonda Gölhisar köy çeşidi tescil ettirilmiş; yetiştirme tekniği çalışmaları yürütülmüştür.  

        Tıbbi ve kokulu bitkilere ait fide, fidan ve tohum üretimleri yapılarak üreticilere dağıtılmaktadır.  

         Bunun yanısıra ihracata yönelik yeni türlerin kültüre alınması ve geliştirilmesi de hedeflenmektedir.  

TIBBİ  BİTKİLER  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

TÜTÜN :

        Türkiye’nin önemli tütün üretim yörelerine uygun çeşit geliştirme çalışmalarının sonucunda 16’sı maviküfe dayanıklı toplam 44 tütün çeşidi tescil ettirilmiştir. Çalışmalar seleksiyon, melezleme, mutasyon ıslahı ve anter kültürü  ile;  maviküf ve küllemeye dayanıklı, verimli ve kaliteli çeşitlerin geliştirilmesine yönelik olarak sürdürülmektedir. Ayrıca yetiştirme tekniği, teknoloji ve tütün kimyasına yönelik çalışmalar da yürütülmektedir.              

         Ege Bölgesinde fide dikim masraflarında önemli ölçüde tasarruf sağlayan makineli  dikim ve daha kaliteli ürüne yönelik olarak plastik örtülü yüksek tünelde kurutma yönteminin kullanımı yaygınlaştırılmıştır. Kalite analizleriyle araştırıcılara ve özel sektöre hizmet verilmektedir. Geliştirilen çeşitlerin dereceli tohumluk üretimleri yapılarak, tütün üreticilerine dağıtılmaktadır.  

TÜTÜN ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

YAĞLI TOHUMLAR ŞUBESİ

        Ana ve ikinci ürün koşullarında, ayçiçeği ve susamda: verimli, yağ oranı yüksek, önemli hastalıklar ve stres koşullarına toleranslı veya dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarıyla:  

       Yağlık ve çerezlik germplazm, hibrit ve açık döllenen çeşit geliştirmeye yönelik ayçiçeği ıslah programında varyasyonu artırmak ve yeni kombinasyonlar oluşturmak için kendileme ve melezlemeler yapılmakta, populasyon geliştirme çalışmaları sürdürülmekte; ayçiçeği pası  ırklarını belirleme çalışmaları yürütülmektedir.

       Birinci ve ikinci ürün koşulları için uygun bitki sıklığı, ekim zamanı, sulama ve gübreleme gibi yetiştirme tekniklerine yönelik araştırmalar sürdürülmekte; ayrıca ayçiçeğinin silaj olarak değerlendirilmesine ilişkin araştırmalar da yürütülmektedir.  

       Susamda sık  kapsüllü, beyaz ve  sarı taneli çeşitleri geliştirmeye yönelik  ıslah çalışmalarının yanı sıra; bol ve sık kapsüllü, dalsız çeşit elde edilmesi üzerinde çalışmakta, ayrıca bazı özelliklerin genetiğine ilişkin araştırmalar yapılmaktadır.                 Susam Islah Programı’nca geliştirilen beş adet beyaz susam çeşidi [Kepsut 99 (TUR - S - 51),  Cumhuriyet 99 (TUR - S - 58), Osmanlı 99 (TUR - S - 61), Tan 99 (TUR - S - 62), Orhangazi 99 (TUR - S - 138)] tescil ettirilmiştir.  

        2001 yılında Türkiye'nin ilk açık döllenen yağlık ayçiçeği çeşidi Ege 2001 tescil edilmiştir.

       Ayrıca kanolada çeşit adaptasyon çalışmaları da yürütülmektedir.  

YAĞLI TOHUMLAR  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

YEM BİTKİLERİ ŞUBESİ

        Ege Bölgesi koşullarına uygun, yüksek verimli ve kaliteli çeşitlerin geliştirilmesi amacıyla ıslah çalışmaları sürdürülmektedir. Fiğ (Vicia sativa) ve koca fiğ (Vicia narbonensis) türlerinde yürütülen ıslah çalışmalarında, seleksiyon ve melezleme yöntemleri kullanılmakta; yoncada (Medicago sativa) ise sentetik çeşit geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

        Geliştirilen ve tescil ettirilen çeşitlerde uygun tohumluk miktarlarının, buğdaygillerle karışım oranlarının, biçim zamanlarının saptanması gibi yetiştirme tekniği konularında çalışmalar yapılmakta ve üretilen bilgiler uygulamaya aktarılmaktadır.  

        ETAE: Kubilay 82, Ürem 79, Bergama 97, Ulucak 97, Meta 96/1, Meta 96/2, Meta 96/3 fiğ, Menemen 79 tüylü fiğ, Egebeyazı 79 Macar fiği, Demet 82 üçgül ve Efe 82 yıllık çim çeşitlerini geliştirmiş olup, tohumluk üretimlerini de yapmaktadır.  

YEM BİTKİLERİ  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

YEMEKLİK DANE BAKLAGİLLER ŞUBESİ

        Bakla  : Başlangıçta sadece seleksiyon ıslahı şeklinde yürütülen çalışmalar, ilk ürününü  Sakız populasyonundan seçilen Eresen 87 çeşidiyle vermiştir. Program, melezleme çalışmalarının da ilavesiyle devam etmekte, tescilli çeşidin tohumluk üretimi yapılmaktadır. Ekim sıklığı, yabancı otlarla mücadele ve orobanşla ilaçlı mücadele konularındaki araştırmalar sonuçlandırılmış olup, uygulamaya aktarılmıştır.

        Nohut  : Antraknoza dayanıklı, iri daneli, yüksek verimli ve mekanizasyona uygun nohut çeşitlerinin geliştirilmesi amacıyla seleksiyon ve kombinasyon ıslah yöntemi ile çalışmalar yürütülmektedir. Islah çalışmaları sonucu  ILC-195/2 çeşidine üretim izni alınmış; İzmir 92, Menemen 92 ve Aydın 92, Cevdetbeyve Sarı çeşitlerini tescil ettirilmiş ayrıca; ekim sıklığı, zamanı ve mekanizasyon konularında da çalışmalar yürütülmüştür. Bulgular çiftçi şartlarında denemeler, demonstrasyonlar ve tarla günleri ile üreticilere aktarılmaktadır.  

        Soya Fasulyesi  : Ege Bölgesi 2. ürün koşullarında; yüksek verimli, biçerdöverle hasada uygun çeşitlerin belirlenmesi amacıyla çalışmalara başlanmış ve adaptasyon çalışmalarıyla bazı çeşitler değişik yöreler için önerilmiştir. Bu çeşitlere ait ekim sıklığı, sulama, bakteri aşılaması ve gübreleme konularında çalışmalar tamamlanmıştır. Halen çeşit geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir.    

        Kuru Fasulye  : Erkenci, yüksek verimli, makinalı hasada uygun çeşit geliştirmek üzere ileri hatlar belirlenmiş olup, çalışmalar seleksiyon ve adaptasyon şeklinde yürütülmektedir. 1998 yılında Noyanbey 98 çeşidi tescil ettirilmiştir.      

YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

BAHÇE  BİTKİLERİ BÖLÜMÜ

MEYVECİLİK

        Erik, kayısı, şeftali, vişne, ayva, armut, nar ve çilek türlerinde: verimli, kaliteli ve değişik ekolojik koşullara uygun çeşitlerin belirlenmesi amacıyla yapılan seleksiyon ve adaptasyon çalışmaları  sonucu: 13 vişne, 11 yeşil erik, 14 Avrupa eriği, 14 Japon eriği, 3 ayva, 21 nar çeşidinin yanı sıra 8 erik anacı da tescil ettirilmiş; 10 kayısı çeşidinin ise Ege Bölgesi koşullarına uyumlu olduğu saptanmıştır. Bu çeşitlerin ETAE’de ve değişik fidanlıklarda damızlık bahçeleri kurulmuş olup, tohum ve fidan üretimleri yapılarak üreticilere dağıtılmaktadır.  

        Bölgeye uyumlu yeni çeşit belirleme çalışmaları: erik, kayısı, vişne, şeftali, badem, ayva, nar, kestane ve satsuma mandarini türlerinde sürdürülmektedir.  

         Üretime  yönelik çalışmalar sonucunda,  erikte tohum katlama süresi ile kestanede aşı tipi ve aşılama zamanları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra kallus, meristem ve embriyo kültürü  gibi doku kültürü teknikleri ile çilek, erik, ayva ve nar türlerinin in vitro koşullarda üretim yöntemlerini belirleme çalışmaları sürdürülmektedir. Çilekte meristem kültürü ile elde edilen virüsten arındırılmış materyal üreticilere frigo fide olarak dağıtılmaktadır.  

        Ayrıca, Ege Bölgesi’nde şeftali ve Satsuma mandarini yetiştiriciliğinin teknik ve ekonomik başlıca karakteristikleri belirlenmiştir.  

MEYVECİLİK  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

SEBZECİLİK

        Açıkta sebze yetiştirciliğine uygun: domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, kabak, hıyar, bamya, marul, lahana, fasulye, kereviz, ıspanak  ve bezelye türlerinde adaptasyon ve seleksiyon ıslahı; domates, biber ve patlıcanda hibrit ıslahı ile çeşit geliştirmeye yönelik çalışmalar  sürdürülmektedir. Yapılan çalışmalar sonunda Menemen 91 ve İzmir 91 hibrit patlıcan çeşitleri tescil ettirilmiştir.  

        Kavunda Fusarium solgunluk hastalığına dayanıklı çeşitlerin saptanması yanında, ırklarının belirlenmesi çalışmaları da yürütülmüştür. Marulda yabancı döllenme oranının belirlenmesi, biberde gübreleme, biber ve patlıcanda dikim sıklığı, fasulyede ekim zamanı gibi yetiştirme tekniği konularıyla birlikte; biber, kavun, hıyar ve patlıcanda büyüme fizyolojisi konularında çalışılmıştır. Ayrıca domateste in-vitro test ve kallus hücre kültürüyle Alternaria solani’ye dayanıklı çeşit geliştirilmesi konusunda da çalışmalar başlamıştır.  

        ETAE tarafından tescil ettirilip üreticiler tarafından benimsenen ve dereceli tohumluk üretimleri yapılan sebze tür ve çeşitleri aşağıda verilmiştir.

TÜR

ÇEŞİT

Domates

SC 2121

Biber

Bağcı Çarliston, Ege Acı Sivri, Ege 91 Tatlı Sivri

Patlıcan

Aydın Siyahı, Halep, Kemer, Topan 374

Kavun

Kırkağaç 637, Kırkağaç 589, Hasanbey 1

Marul

Yedikule 44, Yedikule 44/1, Yedikule 5701, Şemikler

Hıyar

Çengelköy

 

SEBZE  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

MANTAR  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

SÜS BİTKİLERİ

        Soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkilerinde üretim tekniği ile başlayan çalışmalar, kesme çiçek yetiştiriciliğinin önem kazanması ile karanfil, gül ve glayölde  de sürdürülmüştür.  

         Doğal bitki örtüsünde toplama yoluyla oluşan kayıpların önlenmesi, üreticiye kesme çiçek ve yeşil alan düzenlemesinde kullanılabilecek yeni seçeneklerin sunulması, ayrıca uygun iç ve dış mekan bitkilerinin belirlenmesine yönelik olarak yürütülen çalışmalarda doğal bitki örtüsünde bulunan süs bitkilerinin:  

        ·soğanlı, yumrulu, rizomlu bitkilerin üretimi,

        ·otsu bitkilerin kesme ve kurutulmuş çiçek olarak değerlendirilmesi,

        ·çim  bitkisi olarak kullanılabilecek buğdaygil türlerinin belirlenmesi,

        ·odunsu bitkilerin dış mekan bitkisi olarak üretiminin ve kullanımının yanı sıra dış mekan kültür bitkilerinin iç mekan bitkisi olarak değerlendirilmesi çalışmaları yürütülmektedir.  

SÜS BİTKİLERİ  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

HAYVANCILIK BÖLÜMÜ

ARICILIK ŞUBESİ

        Başlangıçta ağırlıklı olarak Batı Anadolu Bölgesi arı populasyonlarının morfolojik özellikleri üzerinde yürütülen çalışmalar:  

·      Arı populasyonlarının bal verim performanslarının belirlenmesi,

·      Varroa mücadelesinde kullanılan kimyasalların etkilerinin saptanması,

·      Ana arıların yapay tohumlanması, verim ve kalitesinin iyileştirilmesi,

·      Bal, polen, arı sütü gibi ürünlerin üretim tekniklerinin geliştirilmesi,

·      Kovan yapım malzemesinin koloni gelişimi ve bal verimine etkisi,

·      Bal arılarının ayçiçeği tozlaşmasında verim ve kaliteye etkisi,

·      Tozlaşmada büyük rolü olan bambul arılarından Bombus terrestris’in kontrollü koşullardaki yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gibi konularla  sürdürülmektedir.

·      Kaliteli damızlık ana arı üretimi ve dağıtımıyla bal üretiminin artırılmasına katkıda bulunulmaktadır. Çiftçi şartlarında deneme ve demonstrasyonlarda ana üretim teknikleri  gösterilerek, arıcıların da ana arı üretmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca her yıl düzenlenen hizmet içi eğitim programları ve arıcılık kursları ile arıcılara hizmet götürecek elemanların teknik bilgi seviyeleri artırılmaktadır.

ARICILIK ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

SIĞIRCILIK

        Siyah-Alaca, Simmental ve Esmer ırkı sığırların  Almanya’dan getirtilmesiyle başlayan adaptasyon ve damızlık üretimi  çalışmalarını; yetiştirme tekniği, hayvan besleme, yemler ve silo yemleri konularındaki araştırmalar izlemiştir.

        Ülke hayvancılığının önemli sorunlarından olan kaliteli kaba yem sorununa çözüm getirmek amacıyla  bir dizi çalışma başlatılmış, TYUAP projesi kapsamında yürütülen çiftçi şartlarındaki deneme ve demonstrasyonlarla silo yemleri Batı Anadolu’da sığırcılık işletmelerindeki vazgeçilmez yerini almıştır.  

        ETAE Siyah-Alaca’ları 1991 yılında Türk-ANAFİ Sığırcılık Projesine elit sürü olarak dahil edilmiş, mevcut sürüye İtalya’dan getirilen gebe elit düvelerin de ilavesiyle, suni tohumlamada kullanılacak damızlık boğa adaylarının yetiştirme çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Kapasite fazlası erkek ve dişi damızlıklar ise hayvan yetiştiricilerine dağıtılarak damızlık sorununun çözümüne katkıda bulunulmaya çalışılmaktadır.  

SIĞIRCILIK  ŞUBESİ  ÇALIŞMALARI HAKKINDA DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

TESCİLLİ ÇEŞİTLER  ve ÜRETİMLERİMİZ

P. K. 9 Menemen - 35661 İZMİR  

Telefon : +90 232 846 1331 (pbx)

Faks : +90 232 846 1107

E - mail : etae@aari.gov.tr    

Last Updated on 19.09.2006 By Dr. A.Şemsettin Tan