EGE  TARIMSAL  ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ


Yağlı Tohumlar Şubesi


YAĞLI TOHUMLAR ŞUBESİ DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

Dr. A. Şemsettin TAN Araştırma Koordinatörü

TARLA Bitkileri Bölüm Başkanı

Yağlı Tohumlar Şube Şefi

webadmin@aari.gov.tr

fieldcrops@aari.gov.tr

a_s_tan@hotmail.com

ahmet_s_tan@yahoo.com  

İsmail YILDIZDAL-Teknisyen Yağlı Tohumlar Şubesi  

    

YAĞLI TOHUMLAR ŞUBESİ

(AYÇİÇEĞİ - SUSAM - KOLZA) ARAŞTIRMALARI

        ETAE Yağlı Tohumlar Şubesi, araştırmalarını birinci ve ikinci ürün koşullarında; ayçiçeği, susam ve kolza üzerinde 1973 yılından bu yana sürdürmektedir. 

Ayçiçeği ve susamda, tane ve yağ verimi ile yağ kalitesi yüksek, yetişme periyodu ana ve ikinci ürün koşullarına uygun, önemli hastalık etmenleri, zararlılar ve stres faktörlerine toleranslı ve/veya dayanıklı yağlık ve çerezlik hibrit ve açık döllenen çeşit ve germplasm geliştirmek proje çalışmalarının ana amacıdır.  Ayçiçeği ıslah programında; varyasyonu artırmak, yeni kombinasyonlar oluşturmak için populasyon ıslahı, melezleme, kendileme, seleksiyon ve çeşit geliştirme çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca, ayçiçeğinde pas ırklarının belirlenmesi çalışmaları da sürdürülmektedir. Susamda; bol ve sık  kapsüllü; beyaz, sarı  taneli, dallı veya dalsız yüksek yağ oranına sahip çeşit geliştirmeye yönelik  ıslah çalışmaları sürdürülmektedir. Ayrıca, bazı özelliklerin genetiğine ilişkin araştırmalar da yapılmaktadır. 

Ayçiçeği, susam ve kolza için adaptasyon ve yetiştirme tekniğine yönelik konuların araştırılması;  yağ kalitesi bakımından önem taşıyan yağ asitleri (oleik, linoleik, palmitik ve stearik) ile ilgili çalışmaların yapılması; araştırmaların ekonomik açıdan da değerlendirilerek, sorunların çözümü amacıyla; elde edilen bulguların TYUAP/TAYEK projesi kapsamında en kısa zamanda üreticilere ulaştırılması  sağlanmaktadır.

Birinci ve ikinci ürün koşulları için uygun bitki sıklığı, ekim zamanı, sulama ve gübreleme gibi yetiştirme tekniklerine yönelik araştırmalar yanında ayçiçeği ve susamda Aktivatör ve Biostimulant uygulamalarının; verim, hastalıklara dayanıklılık ve kalite özelikleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla çalışmalar sürdürülmektedir.

Bir diğer çalışma konusu da, susam ve diğer yağ bitkileri genetik kaynakları araştırmalardır.

Yürütülen projelerden elde edilen bulgular çeşitli eğitim ve yayım faaliyetleri ile ilgili kuruluş ve üreticilere aktarılmakta, ıslah programları kapsamında geliştirilen çeşitler, ebeveyn hatları ile ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Tescilli çeşitlerin üretimi ve ülke düzeyinde deneme ve demonstrasyon çalışmaları ile üretimin artmasına katkıda bulunulmaktadır. 

BAZI ARAŞTIRMA BULGULARI 

AYÇİÇEĞİ ÇALIŞMALARI: 

Yağlık ve çerezlik germplasm ve çeşit geliştirmeye yönelik genetik - ıslah çalışmaları yanında, birinci ve ikinci ürün koşullarında yürütülen çeşit verim –adaptasyon denemelerinde 600’ün üzerinde  çeşit denenmiştir. Deneme sonuçlarından elde edilen yüksek verim değerleri yağlı tohumlar üretimi bakımından Ege bölgesinin önemini ortaya koymaktadır.

Başlangıç materyalini ETAE Ulusal Gen Bankası’ndan sağlanan yurt içi ve yurt dışı ayçiçeği koleksiyonlarının oluşturduğu ıslah programında geliştirilen populasyonlardan yapılan seleksiyon, kendileme ve melezleme çalışmaları ile hibrit ve açık döllenen (yağlık ve çerezlik) çeşit ıslahında germplasm, A (sitoplazmik erkek kısır: CMS), B (A hattının idame ettiricisi: maintainer) ve Rf (restorer) hatlarını geliştirmeye yönelik seleksiyon, melezleme-geri melezleme, fertilite restorasyon, genel (GKU)  ve özel kombinasyon uyuşması (ÖKU) çalışmaları yürütülmektedir.

Birinci ve ikinci ürün yetişme periyodu için (çok erkenci, erkenci ve normal) yağlık ve  çerezlik bir çok kendilenmiş hat (A, B ve Rf hat) geliştirilerek, bunların test melezleri değerlendirilmiş olup, çerezlik populasyonlardan yapılan seleksiyon ve melezleme çalışmaları ile farklı tane renk ve boyutlarında (Siyah, alaca, çizgili; tombul, geniş; orta, uzun veya çok uzun boyda) çerezlik populasyonlar ve hatlar geliştirilmiştir.

2001 yılında  Ayçiçeği Islah Programı’nca geliştirilen yağlık EGE 2001 ayçiçeği çeşidi tescil ettirilmiştir. 

Hibrit çeşit ıslahımda büyük önem taşıyan genel (GKG) ve özel kombinasyon yeteneği (ÖKG)

çalışması agronomik ve teknolojik özellikler dikkate alınarak, uygulanan  line x tester nalizi ile, hatların birçoğu her iki üretim sezonunda da birçok özellik için GKG ve ÖKG yüksek ebeveynler olarak bulunmuş olup; geliştirilen bu hatların oluşturduğu hibrit çeşit adayları verim ve agronomik özellikler bakımından oldukça ümitvar olup; birçok ticari hibritle yarışmaktadır.

Ege, Güney Marmara ve Trakya'da sekiz ayrı lokasyonda Ayçiçeği pası (Puccinia helianthi Schw.) ırklarının belirlenmesi ile ilgili araştırma yürütülmüştür. Yirmiüç Genotipin yer aldığı ayçiçeği pası ırk ayırıcı seti kullanılarak, yapılan değerlendirmeler sonucu bu bölgelerde ayçiçeği pasının 1 yanında 3. ırkının varlığı ve ayrıca yeni bir ırk veya ırk karışımı belirlenmiştir.

Çiftçi koşullarında yürütülen deneme ve demonstrasyonlar: Bu kapsamda; ayçiçeğinde (Helianthus annuus L.) orobanşın  (Orobanche cumana Wallr.) doğal koşullarda zarar durumu, çeşitlerin reaksiyonları belirlenmiştir. Zararın yoğun olduğu Güney Marmara ve Bursa’da ekim alanlarına uygun, yüksek performans gösteren ve dayanıklı çeşitlerin üretimde yer alması sağlanarak, üretim kayıpları önlenmiştir.

Birinci ve İkinci Ürün Ayçiçeği Bitki Sıklığı Araştırmaları:  Deneme materyali Türk-Ay-1 ve Vniimk-8931 çeşitleri ile sıra arası 70 cm sabit tutularak, sıra üzeri 5'er cm ara ile 15 cm'den 40 cm'e kadar altı sıklık mesafesi denenmiştir. Denemede en yüksek verim değeri 264 kg/da ile 30 x 70 cm'de, en düşük verim değeri ise 212 kg/da ile 15 x 70 cm sıklığından alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre; bitki sıklığı, vegetasyon periyodu, 1000 tane ağırlığı, sap kalınlığı, % yatma , % dallanma, bitki boyu, tabla çapı ve % yağ değeri üzerinde etkili olmuştur. 40 x 70 cm'de %14,10 olan yatma değeri  sıklıkla düzenli artış göstererek 15 x 70 cm'de % 68,45 olarak belirlenmiştir.  Bu durum, biçerdöverle hasat edilebilir verim değeri bakımından önem taşımaktadır.

Ayçiçeği Ekim Zamanı Araştırmaları: Deneme materyali Türk-Ay-1 ve Vniimk-8931 çeşitleri ile 1 nisan'dan başlayarak 15 er gün ara ile birinci ve ikinci ürün ekim periyotlarını kapsayacak şekilde yedi ekim zamanı araştırılmıştır. Her iki ekim periyodunda da  en yüksek verim değerine erken ekimlerde ulaşılmıştır. Birinci üründen ikinci ürüne doğru geciktikçe bitki boyu ve tabla çapında, verimde, yağ oranında ve vegetasyon periyodunda azalma saptanmıştır. Bir bir diğer önemli bulgu; yağ asitlerinde ekim zamanına bağlı olan değişme olmuştur. Sıcaklığa bağlı olarak oleik (Birinci üründe yüksek oranda, ikinci üründe düşük oranda) ve linoleik asit (Birinci üründe düşük, ikinci üründe ise yüksek oranda) arasında negatif bir korelasyon bulunmuştur.

Farklı Gelişme Devrelerinde Uygulanan Sulamanın Ana Ürün ayçiçeğinde Verim ve Kalite Üzerine Etkileri: Bu araştırma, ayçiçeğinde verim ve verim komponentleri ile ürün kalitesi üzerine etkilerini ve  en uygun sulama rejimini saptamak amacıyla Menemen Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü ile birlikte ETAE’de yürütülmüştür. Süper-25 ve Trakya 129 hibrit çeşitlerinin kullanıldığı denemede 3 sulama (tabla oluşum devresi başlangıcı, çiçeklenme devresi başlangıcı ve süt olum devresi başlangıcı) ile 1996 ve 1997 yıllarında en yüksek verim değerlerine sırasıyla 427 kg/da ve 373 kg/da olarak ulaşılmıştır. Sulanmayan parsellerden ise, sırasıyla 347 kg/da ve 265 kg/da verim değerleri elde edilmiştir. Buna göre; yüksek verim açısından ayçiçeğinde tabla oluşum devresi başlangıcı, çiçeklenme başlangıcı ve süt olum devresi başlangıcında olacak şekilde üç sulama uygulanabilir. Ekonomik açıdan yapılan değerlendirmede ise, marjinal karlılık açısından, sulamanın bir kere ve  tabla oluşum devresi başlangıcında uygulanması gerekmektedir. Bu ise, özellikle sulama suyunun kıt olduğu durumlar dikkate alındığında, büyük önem taşımaktadır.

 Tozlayıcı olarak bal arısı kullanımının ayçiçeğinde verim ve kaliteye etkileri:  ETAE Yağlı Tohumlar ve Arıcılık şubelerinin işbirliğiyle yürütülen bu araştırma ile ayçiçeğinde arı polinasyonunun verim, verim komponentleri ve ürün kalitesi üzerine etkilerinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma konuları: (1) arısız - izole koşullar, (2) arılı parseller ve (2) doğal koşullarda - açıkta yetiştirilen parseller; araştırma materyali olarak ise Süper-25, AS-503 hibrit çeşitleri ve ETAE tarafından geliştirilen açık döllenen EGE 2001 çeşidi kullanılmıştır. Arılı yetiştirmenin uygulandığı konuda her iki yılda da (1997 ve 1998) sırasıyla 444 kg/da ve 413 kg/da olarak en yüksek verim değerine ulaşılmıştır. Arısız parsellere göre 1997 yılında % 31.83 - %82.01; 1998 yılında ise %18.75 - 68.60 arasında verim artışına neden olduğu, arı polinasyonunun  ayrıca, 1000 tane oranı, tane eni ve boyu, yağ ve protein oranları üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.

Ayçiçeğinin Silajlık Değerinin Saptanması amacıyla ETAE Yağlı Tohumlar ve Sığırcılık şubelerinin ortak çalışmalarıyla yürütülen araştırmada ETAE-14 nolu çerezlik çeşit adayı mibzerle 4080 bitki/da (sıra arası: 70 cm ve sıra üzeri 35 cm) olacak şekilde ekilmiştir. Silaj örneklerinde kuru madde ve pH ile Weende analiz yöntemine göre ham protein, ham yağ, ham selüloz, ham kül, N-siz öz maddeler, Ca ve P analizleri yapılmıştır. Silaj örneklerinde saptanan kuru madde ve pH içerikleri dikkate alınarak Flieg puanları hesaplanmıştır. Çiçeklenmenin tamamlandığı devre (R6) silaj için en uygun hasat zamanı olarak belirlenmiştir. Bu çalışma ile ayçiçeğinin silaj olarak kullanılabileceğini de ortaya konmuştur.

Yağlık Ayçiçeği Hibrit Çeşit Islahına yönelik çalışmalar ticari firmalarla ortak araştırmalar kapsamında da sürdürülmektedir.  ETAE ve ticari firmalar tarafından geliştirilen restorer (Rf) sitoplazmik erkek kısır (CMS) hatlar kullanılarak elde edilen hibrit çeşitlerin birçoğu verim ve agronomik özellikler bakımından piyasadaki birçok ticari hibrit çeşitle yarışacak kapasitede kaliteli ve yüksek verimli bulunmuştur. Bu ise; ETAE Ayçiçeği Araştırmaları Projesi kapsamında yürütülmekte olan Ayçiçeği Islahı Programının amacına ulaşması bakımından bir örnek teşkil etmekte ve önem taşımaktadır. 

SUSAM ÇALIŞMALARI: 

Adaptasyon çalışmaları kapsamında susamın ana ve ikinci ürün koşullarına ve çeşide göre 85 - 110 gibi kısa bir devrede gelişerek olgunlaştığı, gelişme süresince fazla işçilik gerektirmemesi ve birçok kültür bitkisi ile ekim nöbetine girebilme özellikleri ve elde edilen yüksek verim değerleri ile ikinci ürün tarımında da yaygınlaşabilecek bir bitki olduğunu ortaya koymaktadır.

Ülkemizde üretim izinli ya da tescilli susam çeşitlerinin sayıca az, birçoğunun verim potansiyelinin düşük ve çeşitli agronomik özellikler bakımından istenilen düzeyde olmaması nedeniyle 1991 yılında ETAE' de Susam Islah Programı yürürlüğe konmuştur. ETAE Ulusal Gen Bankası’ndan sağlanan materyal ıslah programının temelini teşkil etmiştir.

Susam ıslah çalışmaları ile 1999 yılında 5 adet beyaz susam çeşidi (Kepsut 99, Cumhuriyet 99, Osmanlı 99, Tan 99 ve Orhangazi 99) tescil ettirilerek üretime sunulmuştur.

Susamda (Sesamum indicum L.) Tüylülüğün Kalıtımı ETAE Ulusal Gen Bankası’ndan sağlanan TR 38106-1, TR 42804-1, TR 50235-1, gen kaynağı materyalleri kullanılarak, F1, reciprokal F1,  BC1F1 ve diallel analiz generasyonları ile ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları tüylülüğü kontrol eden genlerin dominant olduğunu ve  tüylülük üzerinde maternal ya da sitoplazmik etkinin olmadığını ve F1’lerin diallel analiz generasyonları bu genlerin allelik olmadığını ve üç ayrı gen olduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye susam (Sesamum indicum L.)’larının Morfometrik Varyasyon Analizi Türkiye'nin farklı yörelerinden toplanan 90 susam yerel çeşit örneği 46 karakter bakımından değerlendirilerek, varyasyonun tanımlanmasında çoklu değişgen analizi kullanılmış, örnekler morfolojik parametreler yönünden incelenmiştir. Sekiz ana bileşende gruplar belirlenmiş ve analiz sonuçları susam örneklerinin geniş bir varyasyon modeli sergilediklerini göstermiştir. 

Phyllody hastalığı gözlenmiş bulunan bazı materyale ait farklı bitki kısımlarından elde edilen tohumlarla yürütülen ön çalışma, Phyllody hastalığına neden olan etmenin tohumla bulaşmadığını ortaya koymuştur.

Ege bölgesinde sulu ve kuru koşullarda üretilen susamın üretim karakteristikleri ve sorunlarının belirlenmesi amacıyla ana ve ikinci ürün koşullarında yürütülen araştırmada susam verimini sınırlayan ve üretimde karşılaşılan ana sorunlar sırasıyla, mevcut çeşitlerin düşük verimli oluşu, ekimin serpme yapılması, gübreleme başta olmak üzere sulama ve yabancı ot mücadelesi gibi kültürel uygulamaların yeterli düzeyde yapılmaması ve hastalıkların mevcudiyeti olarak sayılabilir.

 

KOLZA ÇALIŞMALARI: 

1988 yılından itibaren mevcut çeşitler ve introdüksiyon materyaliyle adaptasyon, çeşit verim ve agronomi (bitki sıklığı, ekim zamanı, gübreleme vb.) çalışmaları yürütülmektedir. Araştırma bulguları; bölgemizde ekim-kasım ayı ekilen kolzanın çeşide bağlı olarak, mayıs ayı ortalarından itibaren haziran ayı ortasına kadar hasat edilebileceğini göstermektedir.

Ülkemizin yağ açığı dikkate alındığında, alternatif bir bitki olarak karşımıza çıkan kolzanın, kışlık ekimlerle, bölgemizin farklı yöreleri ve çeşide bağlı olarak 500 kg/da verim değerlerine ulaşabileceği saptanmıştır.

 

BİTKİ GENETİK KAYNAKLARI ÇALIŞMALARI: 

Endüstri Bitkileri Genetik Kaynakları Araştırma Projesi” kapsamında bu gruba dahil türlerin, öncelikler esas alınarak sürveyi ve toplanması yapılmakta, uzun süreli muhafaza edilmek üzere ETAE Ulusal Gen Bankası’na verilmektedir. Gen Bankasında  saklanan koleksiyon agro morfolojik karekterler yönünden değerlendirilmekte; miktar ve canlılığını arttırmak için üretim - yenilenmesi de yapılmaktadır. Ayrıca bu materyaller ıslah programlarında da kullanılmaktadır.  

YAĞLI TOHUMLAR ŞUBESİ DETAY BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

TESCİL EDİLEN ÇEŞİTLER

SATIŞA ARZ EDİLEN ÇEŞİTLER

 

Kanola (Kolza) Tarımı
Susam Tarımı
Ayçiçeği Tarımı

Last Updated on 02.03.2007 By Dr. A.Şemsettin Tan