ISSN 1300 - 0225

EGE   TARIMSAL   ARAŞTIRMA  ENSTİTÜSÜ   DERGİSİ

JOURNAL OF AEGEAN AGRICULTURAL RESEARCH INSTITUTE

       

ANADOLU 2002 - 2 sayısı İÇİNDEKİLER  

 

AYÇİÇEĞİNDE (Helianthus annuus L.) FARKLI VERİM

KARAKTERLERİNDE STABİLİTE ANALİZİ 

                                Yalçın KAYA                                                      İbrahim K. ATAKİŞİ

                    Trakya Tarımsal Araştırma                         Trakya Üniversitesi

                    Enstitüsü Edirne/TURKEY                        Tekirdağ Ziraat Fakültesi

                                                                                             Tekirdağ/TURKEY 

ÖZ: Araştırmada, iki yılda ve 3 değişik lokasyonda kurulan denemelerde yer alan 25 adet melezin ve ebeveynlerin, bazı verim öğelerindeki performansları ve farklı çevre koşullarındaki stabilite durumları incelenmiştir. Araştırmada yer alan melezlerin stabilite analizleri, 8 farklı yönteme göre yapılmış olup, incelenen öğelerin olumlu yönlerinde ilk sıraları alan, en yüksek tane ve yağ verimine sahip 11.melez (2453-Ax2644-R) en iyi genotip olarak belirlenmiştir. Bu melezi, yine bir çok analizde ön sıralarda yer alan 15.melez (2453-AxR-01001) ve 25.melezler (HA-89-AxR-01001) takip etmiştir. Bu melezlerden stabil olanlar çiçeklenme süresinde; 11 ve 15, fizyolojik olgunluk süresinde; 25, bitki boyunda; 15, tabla çapında; 25, 15 ve 11, hektolitre ağırlığında 25 ve 11 nolu melezler olup, tane ve yağ veriminde en yüksek değerlere sahip olmalarının yanında, çevre koşullarından en az oranda etkilenmişlerdir. Ancak çiçeklenme süresinde, 1, 14, 17, 23; fizyolojik olgunlukta 1, 17, 8, 16; bitki boyunda 7, 6, 9; tabla çapında 9, 25, 7, 23; bin tane ağırlığında 10, 9, 5; hektolitre ağırlığında 16, 3 ve 11 nolu melezler ise en stabil olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada incelenen özelliklerde, tüm stabilite yöntemlerinde 9.(BAH-8-Ax25711-R) ve 17. (0704-Ax2284-R) nolu melezler en fazla stabil olarak gözlemlenmiştir. 

Anahtar Sözcükler: Ayçiçeği, Helianthus annuus L., stabilite analizi, genotip x çevre interaksiyonu.

 

STABILITY ANALYSIS IN DIFFERENT YIELD CHARACTERS

IN SUNFLOWER (Helianthus annuus L.) 

ABSTRACT: The experiments consisting 25 sunflower hybrids were conducted in three locations in 2000 and 2001. These hybrids were evaluated based on 10 important yield components by yield performance and stability analysis. Hybrid performance in different environment conditions were determined according to 8 mostly used stability methods in this research. Based on results of these methods, 11.(2453-Ax2644-R) had the highest average seed and oil yield in this experiment was determined the best genotype. 15.(2453-A x R-01001) and 25.(HA-89-A x R-01001) followed this cross. From these three hybrids, 11 and 15 at flowering; 25 at physiological maturity; 15 at plant height; 25, 15 and 11 at head diameter; 25 and 11. cross at hectoliter weight are not only at first ranks but also less influenced from the different environmental conditions. However; 1, 14, 17, 23 at flowering 1, 17, 8, 16 at physiological maturity 7, 6, 9 at plant height; 9, 25, 7, 23 at head diameter; 10, 9, 5 at 1000 seed weight ; 16, 3, 11. crosses at hectoliter weight are the most stabile hybrids in this research. Based on all stability method results in all yield characters, 9.(BAH-8-Ax25711-R) and 17.(0704-A x 2284-R) are the most existing crosses. 

Keywords: Sunflower, Helianthus annuus L.,  genotype x environment interaction, stability analysis. 

 

MAKARNALIK  BUĞDAYDA  GENOTİP x ÇEVRE

İNTERAKSİYONLARININ RANK (SIRA) ANALİZİ

METODUYLA İNCELENMESİ

 

İrfan ÖZBERK                                                   Fethiye ÖZBERK

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi            Güneydoğu Anadolu Tarımsal

Tarla Bitkileri Bölümü                                    Araştırma Enstitüsü

Şanlıurfa/TURKEY                                            P. K. 72   Diyarbakır/TURKEY 

ÖZ: 1995/96, 1996/97 1997/98 yıllarında Güneydoğu Anadolu’nun Diyarbakır, Ceylanpınar ve Kızıltepe lokasyonlarında 4 tekerrürlü tesadüf blokları deneme deseni kullanılarak yürütülen denemeler ayrı ayrı ve birleşik varyans analizine tabi tutulmuş, istatistiki önemde bulunan  genotip x çevre interaksiyonları rank stabilite analizi metoduyla değerlendirilmiştir. “Ortalama sıra değerleri” ve “sıra standart sapma değerleri” kullanılarak oluşturulan şeklin incelenmesinden 13, 16, 24, ve 23 nolu genotipler 501 kg/da, 488,3 kg/da, 478,5 kg/da ve 470,8 kg/da verim değerleriyle yüksek verimli (standartı geçen) ve stabil bulunmuşlardır. Bu metodun az sayıda hattın denendiği denemeler için daha uygun olabileceği  anlaşılmıştır.

Anahtar Sözcükler: Makarnalık buğday, Triticum durum, birleşik varyans analizi, rank analizi, stabilite.

 

An Assessment of Genotype x EnvIronment InteractIons In

Durum Wheat by Rank Method

 

ABSTRACT: Durum wheat regional yield trials, carried out 1995/96, 1996/97 and 1997/98 crop growing seasons at Diyarbakır, Ceylanpınar and Kızıltepe locations of Southestern Anatolia were object to variance  analiysis both individually and jointly. Statistically significant genotype x environment interactions were detected and the stabilities of genotypes were further investigated through rank analyses. The results indicated that the entiries with 13, 16, 24 and 23 code numbers were found to be higher yielding and stable. They gave lower “average rank” and “ lower rank standart deviation values”. It was concluded that rank analysis method can be used more efficiently in variety testing and registration trials.

Keywords: Durum wheat, Triticim durum, combined variance analysis, rank analysis, stability. 

 

EGE BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI ÖNEMLİ KAYISI (P. armeniaca L.)

ÇEŞİTLERİNİN ÇİÇEKLENME DÖNEMİNDE İLKBAHAR

DONLARINA DAYANIMLARININ BELİRLENMESİ 

İlhan ÖZKARAKAŞ 

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

35661 Menemen-İzmir/TURKEY

ÖZ: Bu araştırmada, Menemen/İzmir yöresinde yetiştirilen bazı önemli kayısı çeşitlerinin [Alyanak, Çiğli, Septik, Şekerpare, Yahudi] çiçeklenme dönemlerinde (tomurcuk kabarması, pembe tomurcuk, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonu) ilkbahar donlarına dayanımları saptanmıştır. Kayısı çeşitlerinin çiçek tomurcuklarının tomurcuk kabarması döneminde don uygulamalarından etkilenmediği ve çiçeklenme dönemleri ilerledikçe dona hassasiyetlerinin arttığı görülmektedir. Çiçeklenme sonunda çeşitlerin dona daha hassas oldukları tespit edilmiştir. 

Anahtar Sözcükler: Dona dayanım, kayısı, P. armeniaca L., ilkbahar donları, çiçek tomurcuğu, çiçeklenme dönemi.

 

DETERMINATION OF RESISTANCE TO SPRING FROST OF SOME

COMMERCIAL APRICOT (P. armeniaca L.) CULTIVARS

GROWN  IN AEGEAN REGION 

ABSTRACT: In this study, resistance to winter frost during resting period and its distribution according to the months and also, resistance to spring frost during flowering period (bud swelling, pink bud, full bloom, post bloom) of some commercial apricot cultivars viz. Alyanak, Çiğli, Septik, Şekerpare Yahudi was investigated. 

Keywords: Frost resistance, spring frost, apricot, P. armeniaca L., bud flowers, flowering period.

 

BAZI AVOKADO ÇEŞİTLERİNİN ANTALYA KOŞULLARINDA

GÖSTERDİĞİ FENOLOJİK VE POMOLOJİK ÖZELLİKLER

VE VERİM DURUMLARI 

Aliye DEMİRKOL 

Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü

P. K. 35,  07100 Antalya/TURKEY 

ÖZ: Bu çalışma, 1988-1997 yılları arasında Antalya-Serik ekolojik koşullarında yürütülmüştür. Araştırma 27 avokado çeşidine ait çiçek fenolojisi ve meyve pomolojik özellikleri ile verim durumlarına ilişkin sonuçları içermektedir. Yıllara ve çeşitlere göre değişmekle beraber çeşitlerin çiçek açma zamanları şubat- mayıs arasında gerçekleşmiştir. En erken çiçek tomurcuğu oluşturmaya Mexicola, Topa-topa, Duke, Zutano, Blake, Topa-topa 3446 ve Reed 3432 çeşitleri, en geç ise Mesa, Anaheim, Regina, Dickinson, Reed çeşitleri başlamıştır. Çiçeklenmenin sona ermesi en erken Mexicola, Duke, Blake çeşitlerinde  mayıs başında, Ettinger, Hass, Mesa, Dickinson, Regina, Anaheim ve Reed çeşitlerinde mayıs sonunda olmuştur. Çeşitlerin meyve özellikleri ile verim durumlarının değerlendirilmesi sonucu, en iri meyveli çeşitler Reed ve Teague, küçük meyveli çeşitler ise Mexicola ve Reed 3432 olarak belirlenmiştir. Fuerte, Zutano, Pincerton ve Dickinson, çeşitlerinde ortalama meyve ağırlığı 300 gr’ın üzerinde saptanmıştır. Verim ağaç başına adet ve kg olarak belirlenmiştir. 1991-1997 yılları ortalaması ağaç başına en yüksek verim, adet olarak Hass ve Blake, en düşük verim hem adet, hem kg olarak Mesa ve Teague çeşitlerinden, kg olarak en yüksek verim ise Regina, Zutano ve Bacon çeşitlerinden elde edilmiştir.

Anahtar Sözcükler: Avokado, Persea americana Mill., çeşit,, çiçek fenolojisi,, meyve pomolojisi, verim. 

 

PHENOLOGICAL AND POMOLOGICAL CHARACTERISTICS AND YIELDS

OF SOME AVOCADO CULTIVARS GROWN IN ANTALYA

ECOLOGICAL CONDITIONS 

ABSTRACT: This study was conducted between 1988 and 1997 in Antalya-Serik ecological conditions. This experiment comprises the result of phenological and pomological characteristics and yields of 27 avacado cultivars. Flowering time varied as regard to years and cultivars however the flowering period lasted from February to May in all cultivars. Flower bud formation was the earliest in Mexicola, Topa-topa, Duke, Zutano, Blake, Topa Topa 3446 and Reed 3432 cultivars and it was the latest in Mesa, Anaheim, Regina, Dickinson and Reed cultivars. Flowering period was completed firstly in Mexicola, Duke and Blake cultivars in the beginning of May and it was completed at the end of May in Ettinger, Hass, Mesa, Dickinson, Regina, Anaheim and Reed cultivars. Fruit characteristics and yield of the cultivars were also evaluated. Reed and Teague cultivars gave the largest fruit and Mexicola and Reed 3432 cultivars gave the smallest fruit. The average fruit weight was determined over 300g in, Fuerte, Zutano Pincerton and Dickinson cultivars. The yield of each cultivar was determined as kg/tree and as the number of  fruit/ tree basis. As the average of 1991-97 period, the number of fruits per tree was the highest in Hass Blake cultivars and the lowest in Mesa Teague cultivars. The highest yield per tree was produced by Regina, Zutano and Bacon cultivars and the lowest yield produced by Teague and Mesa cultivars.  

Keywords: Avokado, Persea americana Mill., cultivars, flower phenology, fruit pomology, yield.

 

 

YUVARLAK ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM ÇEŞİDİNDE POTASYUM

NİTRAT (KNO3) UYGULAMALARININ VERİM VE BAZI KALİTE

ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR 

Harun ÇOBAN 

Celal Bayar Üniversitesi- Alaşehir Meslek Yüksekokulu

Manisa/TURKEY 

                ÖZ: Yuvarlak çekirdeksiz üzüm çeşidi üzüm salkımlarına değişik dozlarda (%1, %2, %3) ve zamanlarda (çiçekten önce, %75 çiçeklenme, ince korukta, çiçeklenme öncesi ve ince korukta)  potasyum nitrat (KNO3) uygulanmıştır. Salkım ağırlığı, salkımdaki tane sayısı, tane ağırlığı, tane hacmi, tane eni, tanenin saptan ayrılma kuvveti ve  çekirdeksiz kuru üzümde randıman değeri en yüksek olarak, % 1 potasyum nitrat (KN03) dozunun  çiçeklenme öncesi + ince koruk döneminde uygulanması kombinasyonundan elde edilmiştir. 

Anahtar Sözcükler: Yuvarlak çekirdeksiz, potasyum nitrat, asma, salkım.

 

INVESTIGATION ON THE EFFECT OF POTASSIUM NITRATE (KNO3)

APPLICATIONS ON CLUSTER AND BERRY CHARACTERISTICS OF

YUVARLAK ÇEKIRDEKSIZ GRAPE CULTIVAR 

                ABSTRACT: Clusters of Yuvarlak çekirdeksiz grape cultivar were treated with potassium nitrate at various doses (1%, 2%, 3%) and different application times (pre-blooming, 75% blooming, fruit set, pre-blooming, and fruit set). The highest value of cluster weight, number of berries Per cluster, berry width, berry detachment index, raisins seedless quality were obtained at the application of 1% potassium nitrate (KNO3) pre-blooming plus fruit set. 

Keywords: Round seedless, potassium nitrate, grapewine, cluster. 

 

CAPSICUM CİNSİ İÇERİSİNDE TEK TARAFLI UYUŞMAZLIK

ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA  

A. Naci ONUS 

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü, 07070 Antalya/TURKEY 

ÖZ: Bir türler arası melezleme bir yönde başarılı olurken bunun karşılığı olan resiprok melezleme başarısızlığa uğruyorsa bu olay tek taraflı uyuşmazlık olarak isimlendirilir. Bu araştırmada belirli bazı Capsicum türleri üzerinde melezlemeler yaparak hangi türler arasında tek taraflı uyuşmazlık olduğu ve eğer herhangi bir uyuşmazlık varsa bunun cins içerisinde var olan taksonomik gruplarla ilişkisi olup olmadığı araştırılmaya çalışılmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Capsicum L.,  türler arası melezleme, çim borucuğu, tek taraflı uyuşmazlık. 

 

A STUDY ON UNILATERAL INCOMPATIBILITY IN CAPSICUM 

ABSTRACT: If an interspecific cross succeeds in one direction, but reciprocal cross fails, this is called unilateral incompatibility. A survey of some interspesific crosses in Capsicum was conducted to determine which ones show unilateral incompatibility and whether this correlates with taxonomic groups within the genus. 

Keywords: Capsicum L., interspecific crosses, pollen tube, unilateral incompatibility

 

 

EKMEKLİK (Triticum aestivum L. em. Thell)  VE MAKARNALIK

(T. durum Desf.) BUĞDAYDA  SULAMA VE EKİM ZAMANININ

VERİM VE VERİM ÖĞELERİNE ETKİSİ 

Olcay ARABACI                               Cahit KONAK                     Rıza YILMAZ 

Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Tarla Bitkileri Bölümü  09100  Aydın/TURKEY 

ÖZ: Ekim zamanları ve sulamanın ekmeklik ve makarnalık buğdayın verim ve verim komponentlerine etkisini ortaya koymak için, Aydın iklim koşullarında, iki yıllık sürede (1996-1998), basit faktöriyel düzen tesadüf blokları deneme desenine göre kurulan denemede yer alan faktörler altı ekim zamanı (1 ve 15 kasım, 1 ve 15 aralık, 1 ve 15 ocak), iki sulama (sulamalı ve sulamasız) ve iki çeşitten (Gönen 98 ve Ege 88) oluşmuştur. Araştırmanın sonuçları, ana etkilerin özelliklerin çoğunda önemli olduğunu ve bunların yıl ile olan dördüncü derecedeki interaksiyonlarının (ekim zamanı x sulama x çeşit) biyolojik verim, saman verimi, bin tane ağırlığı ve başakta tane sayısı üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu göstermiştir. Faktörlerin dördüncü ve üçüncü derecedeki interaksiyonlarının analizlerine göre, sulamanın verim artışı üzerinde belirgin bir etkiye sahip olduğu, geciken ekim zamanlarının verimi düşürdüğü ve her iki çeşit için de uygun ekim zamanının 1 ile 15 aralık olduğu sonucuna varılmıştır. Bu ekim zamanından önce veya sonra yapılan ekimlerde her iki çeşit ve su uygulamasında da yaklaşık olarak en yüksek verimin % 47-70’i kadar tane verimi alınmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Ekmeklik buğday, Triticum aestivum L. em. Thell, makarnalık buğday, T. durum Desf.,  verim, ekim zamanı, sulama.

 

EFFECT OF PLANTING TIME AND IRRIGATION ON YIELD AND

YIELD COMPONENTS IN BREAD (Triticum aestivum L. em. Thell)

AND DURUM (T. durum Desf.) WHEATS

ABSTRACT: The factorial experiment arranged in Randomized Complete Block Design with bread and durum wheats was carried out to determine the effects of planting time and irrigation on yield and yield components during two years (1996-1998) in Aydın climatic conditions. The factors comprised in the experiment were six planting times (1 and 15 november, 1 and 15 december, 1 and 15 january), two irrigation treatments (with and without irrigation) and two cultivars (Gönen 98 and Ege 88).  The results of the study showed that main effects were significant for most of the traits and their fourth level interactions (planting time x irrigation x cultivar) with years were found to have significant effects on the biological yield, hay yield, thousand kernel weight and grain number per spike. According to the forth and third level interaction analysis of the factors it was concluded that irrigation has pronounced effect on increasing yield while delayed plantings decreased yield and 1-15 december planting times were favorable for both of the cultivars. Grain yield in two cultivars at both irrigation treatments were observed approximately as 47-70 % when they were planted before or after 1-15 december.

Keywords: Bread wheat, Triticum aestivum L. em. Thell., durum wheat, T. durum Desf., yield, planting time, irrigation 

 

GRASSLAND AND FORAGE CROP CULTIVATION IN

TURKISH AGRICULTURE 

Engin TAN 

Adnan Menderes Üniversitesi - Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

Aydın-TURKEY 

Rıza AVCIOĞLU               Mehmet MUNZUR            Gülcan DEMİROĞLU 

Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

Bornova, İzmir-TURKEY 

ABSTRACT: The rapid increase in the population, the increasing nutrition requirements of the population and the development in the export of agricultural and agro-industrial products necessitate the production of agricultural products to be increased. In order to accomplish this, it is necessary to modernise agriculture in accordance with the contemporary technology.In this study it was aimed to point out and summarise the importance of grassland farming and animal husbandry as a mean of conserving environmental resources and at the same time efficiently producing forage crops that can be converted into valuable food for men. Forage crops and livestock development now require an increase in productivity and particularly integration.

Keywords: Grassland, rangeland, forage crop, grassland  improvement.

 

ALAŞEHİR YÖRESİ KAVAKLIDERE BAĞLARININ

BESLENME DURUMU 

Hüseyin YENER                 Şenay AYDIN                      Işık GÜLEÇ

Celal Bayar Üniversitesi                 Tariş, AR-GE Müdürlüğü

                                Alaşehir Meslek Yüksekokulu              Ege Üniversitesi Kampüsü

                                45600   Alaşehir/TURKEY                           Bornova/İZMİR 

ÖZ: Bu çalışma Kavaklıdere yöresi çekirdeksiz üzüm bağlarının beslenme durumunu ve toprak bitki ilişkilerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla 25 bahçeden toprak ve yaprak örnekleri meyve tutumu ve renk dönümü devrelerinde alınarak analiz edilmiştir. İncelenen toprakların % 48’inde toplam N, %24’ünde alınabilir P, % 52’sinde alınabilir K, % 68’inde Ca, % 24 alınabilir Fe, % 56 alınabilir Zn,  açısından yetersiz bulunabileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte, incelenen toprakların % 80’inde de alınabilir Bor bakımından sorun yaratabilir düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Bitki örneklerinin analiz sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede ise, bağların % 36’sında N, % 88’inde P, % 50’sinde K, % 48’nin Ca, % 32’sinin Mn, % 4’ünde Zn yetersiz düzeydedir ve yaklaşık % 80’inde ise Bor’un toksit etki yapabilecek düzeyde olduğu (bağların %48’inde Bor toksit riski olduğu) saptanmıştır. Yöre yeraltı suları yüksek bor içerdiğinden topraklarda Bor kirlenmesine ve bağların büyük çoğunluğunda Bor toksitesine rastlanılmıştır. Bağların tamamında magnezyum, demir ve bakır yeterli düzeylerde saptanmıştır. 0-25 ve 25-50 cm derinlikten alınan toprak örneklerinin besin elementi kapsamları arasında güvenilir önemli ilişkiler belirlenmiştir. Her iki örnek alma devresinde de  (meyve tutumu, renk dönümü) yaprak sapı, yaprak ayası ve tüm yaprak örneklerinin besin elementi kapsamları arasında önemli ilişkiler saptanmıştır. Fosfor, potasyum, magnezyum, çinko, mangan ve bakır besin elementlerinde önemli toprak-bitki ilişkileri elde edilmiştir.

Anahtar Sözcükler: Bağ, makro elementler, mikro elementler, toprak-bitki ilişkileri. 

NUTRIENTS STATUS OF KAVAKLIDERE VINEYARDS IN

ALAŞEHİR PROVINCE 

ABSTRACT: This study was carried out in order to determine the plant nutrition of Kavaklıdere vineyards of Alaşehir province and the relationships between the soil and plant. For this purpose, soil and plant samples were collected from 25 different vineyards and plant samples as leaf blade, petiole and full leaf were taken at post-flowering and at ripening periods. It was determined that the deficiencies for nutrition with total N in 48 %, available P in 24 %, available K in 52 %, available Ca in 68 %, available Fe 24 %, available Zn 56 % of all soils studied could be existed.Analysis of the plant samples indicated that the studied vineyards were found to be inadequate 36 % in N, 88 % in P, 50 % in K, 48 % in Ca, 32 % in Mn, 4 % in Zn and it was determined that boron was in level which could affect as toxic in approximately 80 %. All of the vineyards were to be found sufficient in Mg, Fe and Cu contents. However, it was found to be at level which could cause to problem for avaiable in also 80 % of all soils.Significant correlations were found between the plant nutrients of the two soil depths. Similar significant correlations were determined whit the plant nutrients of full leaf, leaf blade and petiole at both of the sampling times (at the period of post flowering and ripening periods). Soil and plant relationships were found in P, K, Mg, Zn, Mn and Cu cases.

Keywords: Vineyard, macro elements, micro elements, soil-plant relationships. 

 

ISLATILMIŞ SEBZE TOHUMLARININ EKİMİNDE KULLANILABİLECEK

HİDRO-PNÖMATİK EKİCİ DÜZEN PROTOTİPİNİN GELİŞTİRİLMESİ

 

Oğuz ŞAHİN                                Fazilet N. ALAYUNT 

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Tarım Makinaları Bölümü

35100 Bornova-İzmir/TURKEY 

ÖZ: Klasik kuru tohum ekim yöntemine alternatif olarak geliştirilen ve taşıyıcı materyal olarak jelin kullanıldığı çimlendirilmiş tohumların ekiminde, erkencilik ve yüksek tarla filiz çıkış derecesi sağlanabilmektedir. Fakat, jel ve tohum-jel karışımı hazırlanmasında uygulama zorluğu bulunmakta ve kuru tohum ekimine göre daha masraflı bir yöntem olarak görülmektedir. Bu gibi sorunlara çözüm bulabilmek ve jelle ekimde olduğu gibi tohumlardan erken, yüksek tarla filiz çıkış dereceli ve eş zamanlı bir çıkış sağlanması için, suda şişirilmiş tohumların ekimi konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, yukarıda belirtilen amaçlara uygun ekim yapabilecek bir hidro-pnömatik ekici düzen geliştirilmiştir. Islatılmış biber ve domates tohumları  geliştirilen hidro-pnömatik ekici düzen ile  laboratuvarda ekim denemelerine alınmıştır. Denemelerde emme-üfleme basıncı değerleri, su ve tohum karışım miktarı, ilerleme hızı, dane atım frekansı, eğimden etkilenme derecesi ve sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğü değerleri belirlenmiştir. Yapılan  denemeler sonucunda , geliştirilen hidro-pnömatik ekici düzenin, düzde (% 0 eğim derecesi), 1 m/s ilerleme hızında, % 34 T.F.Ç.D ve 150 cm sıra arası mesafe için Z= 9 cm sıra üzeri ekim mesafesinde biber tohumlarının ekiminde 6 kPa emme ~4 kPa üfleme, domates tohumlarının ekiminde ise; 6 kPa emme ~6 kPa üfleme basıncında , 1750 ml su ~ 200 g tohum karışımında çalıştırılması durumunda elde edilen sonuçlar yeterli bulunmuştur. 

Anahtar  Sözcükler: Hidro-pnömatik ekici düzen, suda şişirilmiş tohum, su ile ekim, sıvı ile ekim.

  

THE PLANTING OF SOME PRIMED VEGETABLE SEEDS BY THE

HYDRO-PNEUMATIC SEEDER 

ABSTRACT: Fluid drilling as an alternative to conventional  drilling provides high  and early emergence. On the other hand, there are some difficulties related to fluid drilling. Those difficulties are mainly related to preparation of gel and jel-seed mixture and some economical problems. To avoid these problems, a drilling technique that uses the seeds soaked in water and provides the high rate of seedling emergence and simultaneous emergence just like fluid drilling was developed. In this study, in order to meet these requirements mentioned above, a hydro-pneumatic  seeder was developed. Some experiments were carried out in laboratory. The performance of seeder was determined. In these experiments, a sticky belt that allows the simulation of field conditions was used in laboratory. During the experiments, vacuum and blowing pressures, seed-water concentration, working speed and frequency of seed release, and the effects of  inclination were determined. According to these results, 6 kPa vacuum and 4 kPa blowing pressures for pepper and 6 kPa vacuum and blowing pressures for tomatoes are suitable values. At 34 % emergence level and 9 cm seed spacing, the concentration of 1750 ml water and 200 g seed and 1.0 m/s working speed and no inclination  were found to be optimum conditions for a successful planting. 

Keywords: Hydro-pneumatic seeder, primed seed, fluid drilling, drilling by water.

 

P. K. 9 Menemen - 35661 İZMİR  

Telefon : +90 232 846 1331 (pbx)

Faks : +90 232 846 1107

E - mail : aari@egenet.com.tr    

Last Updated on 23.02.2004 By Dr. A.Şemsettin Tan