ISSN 1300 - 0225

EGE   TARIMSAL   ARAŞTIRMA  ENSTİTÜSÜ   DERGİSİ

JOURNAL OF AEGEAN AGRICULTURAL RESEARCH INSTITUTE

   

ANADOLU 2001 - 2. sayısı  İÇİNDEKİLER  

 

BAZI BUĞDAY TESCİLLİ ÇEŞİT VE İLERİ HATLARININ

BİYOKİMYASAL MARKÖRLER İLE TANIMLANMASI

Gün KIRCALIOĞLU

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

P.K. 9, Menemen 35661 – İzmir/TURKEY

 ÖZ: Makarnalık buğday genotiplerinin farklılıklarının tanımlanması amacıyla yapılan bu araştırmada glutenin proteini moleküler markör olarak kullanılmıştır. CIMMYT’ten sağlanan toplam 18 makarnalık buğday genotipinin sodyum dodesil sülfat poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE) tekniği ile glutenin bantları elde edilmiştir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre, materyali oluşturan genotiplerin tamamı kendilerine özgü glutenin bant desenleri oluşturmuşlardır. Çalışmada kullanılan makarnalık buğday genotiplerinin (buğday çeşit ve ileri hatları) birbirlerinden oldukça farklı glutenin bant desenleri oluşturduğu görülmektedir. Literatür bildirişlerine göre glutenin bant desenleri ile buğday ıslah programlarında yer alan hatların ve çeşitlerin tanımlamaları yapılabilmektedir. Ancak aynı pedigri grubunda yer alan genotiplere ait glutenin bant desenleri incelendiğinde bunların genotiplerde mevcut olan benzerliği ortaya koyamadığı gözlenmiştir.  

Anahtar Sözcükler: Poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE), glutenin, buğday, biyokimyasal markör, sodyum dodesil sülfat.

  

YAPRAKLI ENGİNAR SAPLARININ SİLOLANMA İMKANI VE YEM

DEĞERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

       Mehmet Ali GÜL            Ahmet ALÇİÇEK                      Sencer TÜMER

            Ege Tarımsal Araştırma                Ege Üniversitesi Ziraat                     Ege Tarımsal Araştırma

            Enstitüsü P.K. 9  35661            Fakültesi Zootekni Bölümü                     Enstitüsü P.K. 9  35661     Menemen-                Bornova-İzmir/            Menemen-İzmir/İzmir/TURKEY                         TURKEY                                            TURKEY

ÖZ: Bu çalışmada, enginar bitkisinin insan tüketimi için hasat edilen baş ve kolları alındıktan sonra tarlada kalan yapraklı saplarının silolanma imkanı ve yem değeri araştırılmıştır. Yapraklı enginar sapları katkısız (I. grup) ve taze ağırlığa göre % 2 melas (II. grup), % 5 buğday kırığı (II. grup), %10 pamuk tohumu küspesi (IV. grup) ve % 0,5 üre (V. grup) olmak üzere beş grup halinde silolanmıştır. Yürütülen sindirim denemelerinde, organik maddelerin sindirim derecesi sırasıyla % 67,65; % 64,58, % 67,15; % 60,13 ve % 63,21 olarak bulunmuştur. Yem enerji değeri (in vivo) ise sırasıyla 9,05; 8,87; 9,45; 8,30 ve 8,74 MJ ME/kg KM; 5,30; 5,19; 5,62; 4,79 ve 5,08 MJ NEL/kg KM olarak hesaplanmıştır. Deneme sonuçlarına göre, Yapraklı enginar sapı silajının besin madde içeriği ve yem değeri ile diğer silo yemleri ile karşılaştırılabilir nitelikte bulunmuştur.

Anahtar Sözcükler: Yapraklı enginar sapları, silolanma imkanı, yem değeri, silaj.

 

 

KURU FASULYE ISLAH ÇALIŞMALARINDA TARTILI DERECELENDİRME

SİSTEMİNİN KULLANILMASI 

Abdurrahman AĞSAKALLI                                       Murat OLGUN

Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü

25090 Dadaşkent-Erzurum/TURKEY

 ÖZ: Bu çalışmada 12 kuru fasulye çeşit ve hattına ait verim ve verim unsurları değerlendirilmiştir. Yapılan korelasyon analizinde çiçeklenme süresi ile tane verim, bitki başına bakla sayısı ile verim ve 100 tane ağırlığı ile verim arasında istatistiki yönden çok önemli (P < 0,01) ilişki tespit edilmiştir. Yapılan path analizinde, çiçeklenme süresinin verim üzerine  % 62,1; bitki başına bakla sayısının % 22,6; baklada tane sayısının % 0,6 ve 100 tane ağırlığının % 52,1 doğrudan etkileri belirlenmiştir. Tartılı derecelendirme sisteminde kullanılmak üzere çeşit/hatların aldığı seleksiyon puanını tespit etmek amacıyla verimin % 50' si, verim unsurlarından çiçeklenme süresinin % 20' si, bitki başına bakla sayısının % 10' u, baklada tane sayısının % 5' i ve 100 tane ağırlığının da % 15' i esas alınarak  yapılacak seçimin gruplama yöntemlerine alternatif olarak güvenle kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Tartılı dereceleme, fasulye, Phaseolus vulgaris L., verim, verim unsurları.

  

CEVİZDE MEYVE ÖZELLİKLERİ İLE BAZI BESİN MADDELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN PATH ANALİZİYLE

DEĞERLENDİRİLMESİ

 Kenan YILDIZ                H. İbrahim OĞUZ                Hüdai YILMAZ

 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü

Van/TURKEY

 ÖZ: Bu çalışmada, cevizde (Juglans regia L.) meyve özellikleri (meyve ağırlığı, iç ağırlığı, iç oranı ve kabuk kalınlığı) ile bazı besin maddesi içerikleri (yaprakta: N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, ve Zn; toprakta: K2O, P2O5 ve organik madde) arasındaki ilişkiler path analizi ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda, meyve ağırlığı üzerinde en fazla direkt etkiye (0,5427) sahip olan elementin fosfor olduğu, bunu mangan (0,5126) ve azotun (-0,4685) takip ettiği belirlenmiştir. Azot ile meyve ağırlığı arasındaki korelasyon (-0,14) önemsiz çıkmasına rağmen, path analizi sonucunda azotun meyve ağırlığı üzerine olan direkt etkisi önemli bulunmuştur. Benzer sonuçlar iç ağırlığı üzerine olan etkilerde de gözlenmiştir. İç oranı ile incelenen bütün besin maddeleri arasındaki korelasyonlar önemsiz çıkmasına rağmen, K2O dışındaki bütün değişkenlerin iç oranı üzerine olan direk etkileri önemli bulunmuştur. Benzer ilişkiler kabuk kalınlığı üzerine olan direkt etkilerde de saptanmıştır.

 Anahtar Sözcükler: Ceviz, Juglans regia L., besin maddeleri, path analizi.

  

EGE BÖLGESİ KOŞULLARINA UYGUN UZUN-İNCE ELYAFLI

PAMUKLARIN ADAPTASYONU ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

 

Hüseyin AKDEMİR               Aynur GÜREL                Hasan Basri KARADAYI

  Ege Üniversitesi           Ege Üniversitesi                Nazilli Pamuk Araştırma

  Ödemiş Meslek                   Ziraat Fakültesi                         Enstitüsü

  Yüksek Okulu                 Tarla Bitkileri Bölümü           Aydın/TURKEY

Ödemiş, İzmir/TURKEY                Bornova, İzmir/TURKEY

  

ÖZ: Uzun-İnce Elyaflı Pamuk Projesi, 1997 ve 1998 yıllarında Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes  Havzası içinde Ege’de önemli pamuk üretim merkezleri olan sırası ile Menemen, Ödemiş ve Nazilli’de yürütülmüştür. Projenin temel hedefi, ülke için önemli ince iplik ve dokuma gereksinimlerini karşılamak ve pamuk genotiplerini belirlemektir. Bu proje, E. Ü. Ödemiş Meslek Yüksek Okulu ve E. Ü. Ziraat Fakültesi, Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ve Güçbirliği Tekstil A. Ş. tarafından yürütülmüştür. Projeyi, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), Güçbirliği Tekstil A. Ş. ve İzmir İTAŞ-Teknopark A. Ş. desteklemiştir. Üç lokasyonda kurulan tarla denemeleri, uzun ince lifli pamuklarda üç kontrol çeşit dahil 34 çeşit ve hibrit ile düzenlenmiştir. Nisan’dan Aralık ayına kadar 1997 yılı normal ve iyi, 1998 ise ilkbahar ve sonbahar ayları aşırı yağışlı, yaz sezonu da sıcak geçmiştir. Üç lokasyonda pamuk çeşitleri benzer sonuçlar vermiş, ilk yılın verimleri daha yüksek seyretmiştir.

 Uzun-İnce elyaflı pamukların lif uzunluk ve verim performansları:

1- En uzun “37,6-35,1 mm” lif ile en yüksek “531-415 kg/da” kütlü verimlerini Sevilla-8308, Acalpi-1952 ve 2308 No’lu hibritler vermişlerdir. Lifi en uzun ve verimi 415-290 kg/da olarak H.J.-195, 151-08, Impala-1512, 66-08, 195-08, 83-58 ve Silkcot-195-26 hibritleri sağlamışlardır.

 2- 35,0-32,5 mm arasında lif uzunluğuna sahip ve 415-299 kg/da verimli çeşitler; ED-110, 175-08, Europa-1752, ED-76, Ege-69, Sealand ve Delcerro olmuştur. 

Üstünlük gösteren pamuklardan üretici tarlasında ilk yıl sonuçlarına göre Tire’de herbirinden 2,5 dekar; 2. yıl sonuçlarına göre de Impala-1512 ve ED-110’dan Gediz Havzası için (Bergama’da) 100/da, Küçük Menderes (Tire’de) 100/da ve Büyük Menderes (Çine’de) 50/da ekimler gerçekleşmiştir.  

Anahtar Sözcükler: Pamuk, Gossypium spp., uzun-ince lif, adaptasyon, verim, kalite.

  

SOFRALIK ÜZÜM KALİTESİNİ  ARTIRICI BAZI KÜLTÜREL

UYGULAMALARIN ETKİLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

 Harun ÇOBAN

Celal Bayar Üniversitesi, Alaşehir Meslek Yüksekokulu

Manisa/TURKEY

 ÖZ: Yuvarlak çekirdeksiz üzüme farklı kültürel uygulamalar yapılmıştır. Bu uygulamalar, ince koruk döneminde salkımın ucunun kesilmesi, bayraktan bilezik alınması ve her ikisinin birlikte uygulanması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol asmaları ile kıyaslandığında tüm uygulamalar 5-7 gün erkencilik sağlamışlardır. Bilezik alma uygulaması, salkım ağırlığını ve salkımdaki tane sayısını en fazla arttıran uygulama olmuştur. En yüksek tane ağırlığı, tane hacmi ve tanenin saptan ayrılma kuvveti değerleri ince koruk döneminde uygulanan bilezik alma + salkım ucu kesimi kombinasyonundan elde edilmiştir. 

Anahtar Sözcükler: Asma, yuvarlak çekirdeksiz, bilezik alma, salkım ucu kesimi.

 

 

GERMPLASM  KAYNAĞI  OLARAK  BAZI  YABANİ  ÇİLEK TÜRLERİNİN

LABORATUVARDA PAMUK  KIRMIZI  ÖRÜMCEĞİ

[Tetranychus cinnabarinus (Boisd.) (Acarina: Tetranychidae)]’NE

DAYANIKLILIĞI  ÜZERİNDE  BİR  ARAŞTIRMA 

 

Nilgün MADANLAR                                H. Sezin SAVAŞ      Doğan S. ALDAĞ

Ege Üniversitesi  Ziraat Fakültesi                                Milli Eğitim Bakanlığı

Bitki Koruma Bölümü, İzmir/TURKEY                                   İzmir Fen Lisesi

                    İzmir/TURKEY

 

ÖZ: Hastalık ve zararlılara dayanıklı yeni türler bulmak ve genetik çeşitliliği arttırmak için ıslah materyali olarak yabani türlerin kullanılması önerilmekte ve bu amaçla germplasm çalışmalarının önemi bilinmektedir. Bu çalışmada 2 yabani çilek türü Fragaria vesca ve F. viridis’in Tetranychus cinnabarinus’a (Pamuk kırmızı örümceği) dayanıklılığının laboratuvarda kontrollu koşullarda araştırılması amaçlanmış, kültür çeşidi F. ananassa ise karşılaştırma materyali olarak ele alınmıştır. Çalışma sonucunda F. vesca’nın pamuk kırmızı örümceği tarafından daha az tercih edilen bir konukçu olduğu ve dayanıklılık konusunda üzerinde durulması gerektiği kanısına varılmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Tetranychus cinnabarinus, Fragaria vesca, F. viridis, F. ananassa, dayanıklılık, germplasm. 

 

MALATHION İLE BESLENMİŞ SIÇANLARIN DÖLLERİNDEKİ

KROMOZOMAL ANOMALİLER 

Ferah SAYIM                                N. Ülkü KARABAY                          Necip TOSUN

 ÖZ: Malathion, omurgalılar için oldukça toksik bir pestisit sınıfı olan organik fosforlu insektisitlerdendir. Memelilerle yapılan in vivo ve in vitro çalışmalar malathionun kromozomal sapmaları indüklediğini göstermiştir. Bu çalışmada, kronik olarak malathiona maruz bırakılmış dişi Wistar albino sıçanların 8 haftalık yavruları, kromozomal sapmalar bakımından incelendi. Malathion preparatı; 500 ve 1000 ml/l’lik iki ayrı dozda uygulandı. Kontrol grubu sıçanları pelet formundaki normal besinle beslendi. Uygulama gruplarının dişi ve erkek sıçanları eşleştirilmeden bir ay önce, haftada 6 ardışık gün boyunca malathionla kombine edilmiş laboratuvar yemi ile beslendi. Eşleşmeden sonra tüm dişilere hamilelik süresinde ve sütle besleme döneminin sonuna kadar malathion uygulandı.  Uygulama sonunda, tüm yavrular servikal dislokasyonla öldürüldü ve karaciğer, böbrek, beyin, kalp ve akciğer gibi organlar çıkarılarak, temizlendi ve tartıldı. Malathionun genotoksik etkileri, sıçan kemik iliği sitogenetik yöntemiyle değerlendirildi. Malathion ile muamelenin bir sonucu olarak, karaciğer/vücut ağırlığı oranının artmış olduğu görüldü.  Malathion uygulanan sıçanların yavrularında; kromozom yapışması, kromatid ayrışması, aneuploidi, halter şekilli poliploid nukleus, loblu nukleus ve dejenere nukleus gibi kromozomal sapmalar gözlendi. Sonuç olarak, malathionun sıçanlar üzerinde bazı genotoksik etkilere sahip olduğu saptandı. Bunun yanında, kromozomal sapmaların frekansının doza bağlı olarak arttığı belirlendi. 

Anahtar Sözcükler: Organik fosforlu insektisit, malathion, genotoksik etki, kromozomal sapma, sıçan.

 

DOĞADA OKSİDATİF STRES: ASMA, ÜZÜM VE

ŞARAPTA ANTİOKSİDANTLAR 

Nuray SİVRİTEPE 

Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü,

Görükle Kampüsü, 16059 Bursa/TURKEY 

ÖZ: Bu makale kapsamında insan ve bitki fizyolojisi bakımından; oksidatif stresin tanımı, nedenleri, teşvik etmiş olduğu zararlanma ve hastalık şekilleri ile savunma mekanizmaları anlatılmıştır. Ayrıca asma, üzüm ve şarapta bulunan antioksidantların hem bitki hem de insan sağlığı bakımından işlevleri açıklanmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Oksidatif stres, antioksidantlar, asma, üzüm, şarap.

 

 

AYVA (Cydonia vulgaris L.) YAPRAKLARININ BİTKİSEL

BOYACILIKTA DEĞERLENDİRİLMESİ 

Nuran KAYABAŞI                          Sema ETİKAN 

Ankara Üniversitesi

Ev Ekonomisi Yüksekokulu

Köy El Sanatları Anabilim Dalı

Ankara/TURKEY 

ÖZ: Bu araştırmada ayva bitkisinin yaprakları kullanılarak mordanlı ve mordansız olmak üzere toplam 21 adet boyama yapılmıştır. Mordan oranları yün halı ipliğine göre % 3 ve % 5 olarak belirlenmiştir. Elde edilen renklerin ışık, sürtünme ve su damlası haslıkları saptanmıştır. Genelde somon ve gül kurusu olarak belirlenen renklerin ışık haslık değerleri 3 ile 6, sürtünme haslık değerleri 1-2 ile 3-4, su damlası haslığı, yaş 3-4 ile 5, kuru ise 5 olarak bulunmuştur. 

Anahtar Sözcükler: Ayva (Cydonia vulgaris L.), ışık haslığı, sürtünme haslığı, su damlası haslığı.

 

 

 

IDENTIFICATION OF SOME WHEAT COMMERCIAL

VARIETIES AND ADVANCED LINES BY

BIOCHEMICAL MARKERS

 

Gün KIRCALIOĞLU

 

ABSTRACT: The objective of this study was to identify durum wheat genotypes by using glutenin protein as a molecular marker. Glutenin banding patterns of 18 durum wheat genotypes from CIMMYT collections were obtained by using the SDS-PAGE technique. Evaluation of these glutenin banding patterns showed that these genotypes were totaly different from each other and variation among genotypes could be expressed by these patterns. According to the results, it is clear that wheat lines and varieties of  breeding programs could be identified with glutenin banding patterns. However, no similarity was observed in the banding patterns of the genotypes in the same pedigree groups.

 

Keywords: Polyacrylamide gel electrophoresis (PAGE), glutenin, wheat, biochemical marker, sodium dodecyl sulfate.

 

 

 

RESEARCH ON SILAGE POSSIBILITY AND FEEDING VALUE OF

ARTICHOKE STALKS WITH LEAVES

 

      Mehmet Ali GÜL                 Ahmet ALÇİÇEK           Sencer TÜMER

 

ABSTRACT: In this study, after harvesting of artichoke buds for human consumption, the possibility of silage making and feeding value of remaining parts of artichokes were investigated. The chopped artichokes were stored in a silo as five different groups as follows: with no additives (group I), with 2 % molasses (group II), with 5 % broken grain (group III), with 10 % cotton seed meal (group IV), with 0.5 % urea (group V). The digestability of organic matter in the different groups were determined as 67.65 %, 64.58 %, 67.15 %, 60.13 % and 63.21 %, respectively. The energy value (in vivo) were found as 9.05, 8.87, 9.45, 8.30 and 8.74 MJ ME/kg DM, 5.30, 5.19, 5.62, 4.79, and 5.08 MJ NEL/kg DM, respectively. As a result, the nutrient content and feeding energy value of the artichoke stalks with leaves were found comperable with the other silage.

 

Keywords: Artichoke stalks with leaves, silage possibilty, feeding value,silage.

 

 

 

USE OF WEIGHTED SCALING METHOD IN DRY BEAN

BREEDING PROGRAMMES

 

Abdurrahman AĞSAKALLI                                   Murat OLGUN

 

ABSTRACT: In this study, yield and yield components of 12- dry bean  varieties were tested. Coefficient of correlation between days to flowering and yield, pod number per plant and yield, 100 seed weight and yield were found to be very significant (P<0.01). Path analysis revealed that direct effects of yield components, days to flowering , pod number per plant, seed number per pod, and 100 seed weight on yield were 62.1 %, 22.6 %, 0.6 %, and 52.1 % respectively. It was found that 50 % of yield, 20 % of days to flowering,  10 % of  pod number per plant,  5 % of  seed number per pod, and 15 % of 100 seed weight should be taken into account in weighted scaling method. It was concluded that weighted scaling method could be satisfactorily used an on alternative method when evoluating experimental results.

 

Keywords: Weighted scaling, dry beans, Phaseolus vulgaris L.,  yield, yield components.

 

 

EXAMINATION OF THE RELATIONSHIPS BETWEEN NUT CHARACTERISTICS AND SOME NUTRIENT ELEMENTS

BY PATH ANALYSIS

 

Kenan YILDIZ          H. İbrahim OĞUZ    Hüdai YILMAZ

 

ABSTRACT: In this study, the relationships among nut characteristics of walnut (Juglans regia L.) and some nutrient elements (: N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, and Zn in leaf; K2O, P2O5 and organic matter in soil) were examined by path analysis technique. Phosphate had the highest direct effect (0.5427) on fruit weight, followed by manganese (0.5126) and nitrogen (-0.4685). Although the simple correlation (-0.14) between fruit weight and nitrogen was low and not significant, the direct effect of nitrogen on fruit weight was high and significant. The relationships similar to this were determined for kernel weight. Although the correlations among kernel percent and all analyzed nutrient elements were not significant, the direct effects of all nutrient elements, except for K2O, on kernel percent were significant. The same relationships were determined for shell thickness.

 

Keywords: Walnut, Juglans regia L., nutrient element, path analysis.

 

 

 

STUDIES ON THE ADAPTABILITY OF LONG-FINE FIBRE

COTTONS AT AEGEAN REGION CONDITIONS

 

Hüseyin AKDEMİR      Aynur GÜREL      Hasan Basri KARADAYI

 

ABSTRACT: A “long-fine cotton” project was carried out in three important cotton growing centers of the Ege Region (i.e. in Menemen, Ödemiş and Nazilli within the Gediz, Küçük Menderes and Büyük Menderes basins, respectively) in 1997 and 1998. The objectives of the project were to answer the fine yarn and woven needs of our country, and to evaluate cotton genotypes. The project was conducted by Ege University Ödemiş Vocational School, E. U. Faculty of Agriculture, Nazilli Cotton Research Institute and Güçbirliği Textile Company. Turkish Technology Development Foundation (TTGV), Güçbirliği Textile Company and İzmir-İTAŞ Teknopark Commercial Company supported this project financially. In the field trials established at three locations, 34 varieties and hybrids including 3 control varieties having long-fine fibres were tested. During the period from April to December in 1997 weather prevailed normally, however spring and autumn seasons in the year 1998 had heavy rains and high temperatures. At three locations, varieties gave similar results, the results of the first year being better than that of the second year.

 

The fibre lengths and yield performances of the cottons with long-fine fibres:

1- The hybrids Sevilla-8308, Acalpi-1952 and no.2308 had the longest fibers between 37.6-35.1 mm, and also gave the highest seed-cotton yield between 531-415 kg/da. The fibre lengths of the hybrids H.J.-195, 151-08, Impala-1512, 66-08, 195-08, 83-58 and Silkcot 195-26 were also in the longest group but their seed cotton yields were between 415-299 kg/da.

 

            2- ED-110, 175-08, Europa-1752, ED-76, Ege 69, Sealand and Delcerro gave cottons with fiber lengths between 35.0-32.5 mm and the seed-cotton yield between 415-299 kg/da.

 

The cotton varieties and hybrids that had shown superiority in the first year, were grown in farmers’ fields, each being in an area of 2.5 da. Taking into consideration the results of the second year, tha varieties Impala-1512 and ED-110 were sown in Bergama (Gediz Basin) 100 da, in Tire (Küçük Menderes Basin) 100 da, and in Çine (Büyük Menderes Basin) 50 da.

 

Keywords: Cotton, Gossypium spp., long-fine fibre, adaptation, yield, quality

 

 

INVESTIGATIONS ON THE EFFECTS OF SOME CULTURAL

APPLICATIONS TO INCREASE TABLE

GRAPE QUALITY

 

Harun ÇOBAN

 

ABSTRACT: Round seedless (yuvarlak çekirdeksiz) grape was treated with different applications. These applications were tip cutting of the cluster, girdling and applying both methods together at fruit set. When we compare all these applications with control, harvest dates were 5-7 days earlier. Cluster weight, cluster length and number of berries per cluster increased more in girdling application than in tip cutting of cluster. The highest values of berry weight, berry volume and berry length, berry width and berry detachment index were obtained at the application of the girdling plus tip cutting of cluster at fruit set.

 

Keywords: Grapevine, round seedless, girdling, tip cutting of cluster.

 

 

 

 

A  STUDY  ON  THE  RESISTANCE  OF  SOME  WILD

STRAWBERRY  SPECIES  TO  RED  SPIDER  MITES

[Tetranychus  cinnabarinus  (Boisd.)  (Acarina: Tetranychidae)]

AS  GERMPLASM  BASE  IN  LABORATORY

 

Nilgün MADANLAR    H. Sezin SAVAŞ                Doğan S. ALDAĞ

 

ABSTRACT: It is suggested that wild species should be used as a breeding material in order to increase genetic variability and to find out new species which are resistant to diseases and pests. The aim of this study is to search the resistance of some wild strawberry species Fragaria vesca and F. viridis to the Tetranychus cinnabarinus in the laboratory conditions and culture species F. ananassa has been treated as a comperative  material. As a result of this study it has been concluded that F. vesca is the less preferable species by  T. cinnabarinus and is more resistant than others.

 

Keywords: Tetranychus cinnabarinus, Fragaria vesca, F. viridis, F. ananassa, resistance, germplasm.

 

 

 

 

CHROMOSOMAL ABERRATION IN THE OFFSPRING OF

RATS TREATED WITH MALATHION

Ferah SAYIM    N. Ülkü KARABAY                                     Necip TOSUN

  Department of Biology Ege University,         Department of Plant Protection

           Faculty of Science                             Ege University, Faculty of Agriculture

35100 Bornova- İzmir/TURKEY                      35100 Bornova-İzmir/TURKEY 

ABSTRACT : Malathion is an organophosphate insecticide, one of a class of pesticides that are highly toxic to vertebrates. Mammalian in vivo and in vitro studies of malathion show a pattern of induction of chromosome damage. In this study, offspring aged 8 weeks from female Wistar albino rats treated chronically with malathion were examined for chromosomal aberrations. The commercial grade of malathion was applied at two doses, 500 and 1000 ml/l. The rats of the control group was fed with a normal diet in pelleted form. Both male and female rats of treated groups had been fed with laboratory  chow combined malathion during one month as 6 consecutive day per week before mating. After mating, all females were treated with malathion during pregnancy and until the end of the breast-feeding period. At the end of the treatment, all offspring were killed by cervical dislocation and the organs such as liver, kidney, brain, heart, and lung were excised, cleaned and weighed. The genotoxic effects of malathion were evaluated by the rat bone marrow cytogenetic assay. It was showed that the liver/body weight ratio increased as a result of malathion exposure. In offspring of rats treated with malathion; chromosomal aberrations such as stickiness of chromosome, chromatide seperation, aneuploidy, dumbbell-shaped polyploid nuclei, lobbed nuclei, and degenerated nuclei were observed. In conclusion, it is suggested that malathion has some genotoxic effects in rats. Besides, it was observed that frequency of chromosomal aberration increased as  dose-dependent. 

Keywords: Organophosphate insecticide, malathion, genotoxic effect, chromosomal aberration, rats.

 

 

OXIDATIVE STRESS IN NATURE: ANTIOXIDANTS IN

GRAPEVINE, GRAPE AND WINE 

Nuray SİVRİTEPE 

ABSTRACT: Within the context of this review; the description, causes, stimulated injury and disease types and defense mechanisms of oxidative stress were evaluated in terms of human and plant physiology. Moreover, regarding both human and plant health, the functions of antioxidants involved in grapevine, grape and wine were explained.

 

Keywords: Oxidative stress, antioxidants, grapevine, grape, wine.

 

USING OF QUINCE LEAVES (Cydonia vulgaris L.)

IN NATURAL DYEING 

Nuran KAYABAŞI               Sema ETİKAN 

ABSTRACT: In this research totaly 21 dyeing with mordant and without mordant were studied by using leaves of quince plant. Mordant amount was determined at the ratio 3 % and 5 % according to wool Fastnesses to light, abrasion, and water drop of the colours which were obtained from leaves of quince plant were studied. These colours were determined generally somon and dried rose  and the colour fastness to light of this plant were found 3-6 to abrasion 1-2 and 3-4, to wet water drop 3-4 and 5, dry water drop 5. 

Keywords: Quince (Cydonia vulgaris L.) plant, colour fastness to light, colour fastness to abrasion, colour fastness water drop.

 

P. K. 9 Menemen - 35661 İZMİR  

Telefon : +90 232 846 1331 (pbx)

Faks : +90 232 846 1107

E - mail : aari@egenet.com.tr    

Last Updated on 15.10.2002 By Dr. A.Şemsettin Tan