

ISSN 1300 - 0225
EGE
TARIMSAL ARAŞTIRMA
JOURNAL
OF AEGEAN AGRICULTURAL
BAZI BUĞDAY
TESCİLLİ ÇEŞİT VE İLERİ HATLARININ
BİYOKİMYASAL
MARKÖRLER İLE TANIMLANMASI
Gün
KIRCALIOĞLU
Ege
Tarımsal Araştırma Enstitüsü
P.K.
9, Menemen 35661 – İzmir/TURKEY
ÖZ:
Makarnalık buğday
genotiplerinin
farklılıklarının tanımlanması amacıyla yapılan bu araştırmada glutenin
proteini
moleküler markör olarak kullanılmıştır.
CIMMYT’ten sağlanan toplam 18 makarnalık buğday genotipinin sodyum dodesil
sülfat poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE) tekniği ile glutenin bantları
elde edilmiştir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre, materyali oluşturan
genotiplerin tamamı kendilerine özgü glutenin bant desenleri oluşturmuşlardır.
Çalışmada kullanılan makarnalık buğday genotiplerinin (buğday çeşit ve
ileri hatları) birbirlerinden oldukça farklı glutenin bant desenleri oluşturduğu
görülmektedir. Literatür bildirişlerine göre glutenin bant desenleri ile buğday
ıslah programlarında yer alan hatların ve çeşitlerin tanımlamaları yapılabilmektedir.
Ancak aynı pedigri grubunda yer alan genotiplere ait glutenin bant desenleri
incelendiğinde bunların genotiplerde mevcut olan benzerliği ortaya koyamadığı
gözlenmiştir.
Anahtar
Sözcükler: Poliakrilamid
jel elektroforezi (SDS-PAGE), glutenin, buğday, biyokimyasal markör, sodyum
dodesil sülfat.
YAPRAKLI
ENGİNAR SAPLARININ SİLOLANMA İMKANI VE YEM
DEĞERİ
ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Mehmet Ali GÜL
Ahmet ALÇİÇEK Sencer TÜMER
ÖZ: Bu çalışmada, enginar bitkisinin insan tüketimi için hasat edilen baş ve kolları alındıktan sonra tarlada kalan yapraklı saplarının silolanma imkanı ve yem değeri araştırılmıştır. Yapraklı enginar sapları katkısız (I. grup) ve taze ağırlığa göre % 2 melas (II. grup), % 5 buğday kırığı (II. grup), %10 pamuk tohumu küspesi (IV. grup) ve % 0,5 üre (V. grup) olmak üzere beş grup halinde silolanmıştır. Yürütülen sindirim denemelerinde, organik maddelerin sindirim derecesi sırasıyla % 67,65; % 64,58, % 67,15; % 60,13 ve % 63,21 olarak bulunmuştur. Yem enerji değeri (in vivo) ise sırasıyla 9,05; 8,87; 9,45; 8,30 ve 8,74 MJ ME/kg KM; 5,30; 5,19; 5,62; 4,79 ve 5,08 MJ NEL/kg KM olarak hesaplanmıştır. Deneme sonuçlarına göre, Yapraklı enginar sapı silajının besin madde içeriği ve yem değeri ile diğer silo yemleri ile karşılaştırılabilir nitelikte bulunmuştur.
Anahtar
Sözcükler:
Yapraklı enginar sapları, silolanma imkanı, yem değeri, silaj.
KURU
FASULYE ISLAH ÇALIŞMALARINDA TARTILI DERECELENDİRME
SİSTEMİNİN
KULLANILMASI
Abdurrahman
AĞSAKALLI
Murat OLGUN
25090
Dadaşkent-Erzurum/TURKEY
ÖZ:
Bu
çalışmada 12 kuru fasulye çeşit ve hattına ait verim ve verim unsurları
değerlendirilmiştir. Yapılan korelasyon analizinde çiçeklenme süresi ile
tane verim, bitki başına bakla sayısı ile verim ve 100 tane ağırlığı
ile verim arasında istatistiki yönden çok önemli (P < 0,01) ilişki
tespit edilmiştir. Yapılan path analizinde, çiçeklenme süresinin verim üzerine
% 62,1; bitki başına bakla sayısının % 22,6; baklada tane sayısının
% 0,6 ve 100 tane ağırlığının % 52,1 doğrudan etkileri belirlenmiştir.
Tartılı derecelendirme sisteminde kullanılmak üzere çeşit/hatların aldığı
seleksiyon puanını tespit etmek amacıyla verimin % 50' si, verim unsurlarından
çiçeklenme süresinin % 20' si, bitki başına bakla sayısının % 10' u,
baklada tane sayısının % 5' i ve 100 tane ağırlığının da % 15' i esas
alınarak yapılacak seçimin
gruplama yöntemlerine alternatif olarak güvenle kullanılabileceği sonucuna
varılmıştır.
Anahtar
Sözcükler:
Tartılı dereceleme, fasulye, Phaseolus vulgaris L., verim, verim unsurları.
CEVİZDE
MEYVE ÖZELLİKLERİ İLE BAZI BESİN MADDELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN
PATH ANALİZİYLE
DEĞERLENDİRİLMESİ
Kenan
YILDIZ
H.
İbrahim OĞUZ
Hüdai YILMAZ
Yüzüncü
Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Van/TURKEY
ÖZ:
Bu
çalışmada, cevizde (Juglans
regia
L.) meyve özellikleri (meyve ağırlığı, iç ağırlığı, iç oranı ve
kabuk kalınlığı) ile bazı besin maddesi içerikleri (yaprakta: N, P, K, Ca,
Mg, Fe, Mn, ve Zn; toprakta: K2O, P2O5 ve
organik madde) arasındaki ilişkiler path analizi ile incelenmiştir. Araştırma
sonucunda, meyve ağırlığı üzerinde en fazla direkt etkiye (0,5427) sahip
olan elementin fosfor olduğu, bunu mangan (0,5126) ve azotun (-0,4685) takip
ettiği belirlenmiştir. Azot ile meyve ağırlığı arasındaki korelasyon
(-0,14) önemsiz çıkmasına rağmen, path analizi sonucunda azotun meyve ağırlığı
üzerine olan direkt etkisi önemli bulunmuştur. Benzer sonuçlar iç ağırlığı
üzerine olan etkilerde de gözlenmiştir. İç oranı ile incelenen bütün
besin maddeleri arasındaki korelasyonlar önemsiz çıkmasına rağmen, K2O
dışındaki bütün değişkenlerin iç oranı üzerine olan direk etkileri önemli
bulunmuştur. Benzer ilişkiler kabuk kalınlığı üzerine
olan
direkt etkilerde de saptanmıştır.
Anahtar
Sözcükler: Ceviz, Juglans
regia L.,
besin maddeleri, path analizi.
EGE BÖLGESİ
KOŞULLARINA UYGUN UZUN-İNCE ELYAFLI
PAMUKLARIN
ADAPTASYONU ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Hüseyin AKDEMİR
Aynur GÜREL
Hasan Basri KARADAYI
Ege Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Nazilli Pamuk Araştırma
Ödemiş Meslek
Ziraat Fakültesi
Enstitüsü
Yüksek Okulu
Tarla Bitkileri Bölümü
Aydın/TURKEY
Ödemiş, İzmir/TURKEY Bornova, İzmir/TURKEY
ÖZ:
Uzun-İnce Elyaflı Pamuk Projesi, 1997 ve 1998 yıllarında Gediz, Küçük
Menderes ve Büyük Menderes Havzası
içinde Ege’de önemli pamuk üretim merkezleri olan sırası ile Menemen, Ödemiş
ve Nazilli’de yürütülmüştür. Projenin temel hedefi, ülke için önemli
ince iplik ve dokuma gereksinimlerini karşılamak ve pamuk genotiplerini
belirlemektir. Bu proje, E. Ü. Ödemiş Meslek Yüksek Okulu ve E. Ü. Ziraat
Fakültesi, Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ve Güçbirliği Tekstil A. Ş.
tarafından yürütülmüştür. Projeyi, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı
(TTGV), Güçbirliği Tekstil A. Ş. ve İzmir İTAŞ-Teknopark A. Ş.
desteklemiştir. Üç lokasyonda kurulan tarla denemeleri, uzun ince lifli
pamuklarda üç kontrol çeşit dahil 34 çeşit ve hibrit ile düzenlenmiştir.
Nisan’dan Aralık ayına kadar 1997 yılı normal ve iyi, 1998 ise ilkbahar ve
sonbahar ayları aşırı yağışlı, yaz sezonu da sıcak geçmiştir. Üç
lokasyonda pamuk çeşitleri benzer sonuçlar vermiş, ilk yılın verimleri
daha yüksek seyretmiştir.
Uzun-İnce
elyaflı pamukların lif uzunluk ve verim performansları:
1-
En uzun “37,6-35,1 mm” lif ile en yüksek “531-415 kg/da” kütlü
verimlerini Sevilla-8308, Acalpi-1952 ve 2308 No’lu hibritler vermişlerdir.
Lifi en uzun ve verimi 415-290 kg/da olarak H.J.-195, 151-08, Impala-1512,
66-08, 195-08, 83-58 ve Silkcot-195-26 hibritleri sağlamışlardır.
2- 35,0-32,5
mm arasında lif uzunluğuna sahip ve 415-299 kg/da verimli çeşitler; ED-110,
175-08, Europa-1752, ED-76, Ege-69, Sealand ve Delcerro olmuştur.
Üstünlük gösteren
pamuklardan üretici tarlasında ilk yıl sonuçlarına göre Tire’de
herbirinden 2,5
dekar; 2. yıl sonuçlarına göre de Impala-1512 ve ED-110’dan Gediz Havzası
için (Bergama’da) 100/da, Küçük Menderes (Tire’de) 100/da ve Büyük
Menderes (Çine’de) 50/da ekimler gerçekleşmiştir.
Anahtar
Sözcükler:
Pamuk, Gossypium spp., uzun-ince lif,
adaptasyon, verim, kalite.
SOFRALIK
ÜZÜM KALİTESİNİ ARTIRICI BAZI
KÜLTÜREL
UYGULAMALARIN
ETKİLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Harun
ÇOBAN
Celal
Bayar Üniversitesi, Alaşehir Meslek Yüksekokulu
Manisa/TURKEY
ÖZ:
Yuvarlak çekirdeksiz üzüme farklı kültürel uygulamalar yapılmıştır. Bu
uygulamalar, ince koruk döneminde salkımın ucunun kesilmesi, bayraktan
bilezik alınması ve her ikisinin birlikte uygulanması şeklinde gerçekleştirilmiştir.
Kontrol asmaları ile kıyaslandığında tüm uygulamalar 5-7 gün erkencilik
sağlamışlardır. Bilezik alma uygulaması, salkım ağırlığını ve salkımdaki
tane sayısını en fazla arttıran uygulama olmuştur. En yüksek tane ağırlığı,
tane hacmi ve tanenin saptan ayrılma kuvveti değerleri ince koruk döneminde
uygulanan bilezik alma + salkım ucu kesimi kombinasyonundan elde edilmiştir.
Anahtar
Sözcükler:
Asma, yuvarlak çekirdeksiz, bilezik alma, salkım ucu kesimi.
GERMPLASM
KAYNAĞI OLARAK
BAZI YABANİ
ÇİLEK TÜRLERİNİN
LABORATUVARDA PAMUK KIRMIZI
ÖRÜMCEĞİ
[Tetranychus cinnabarinus (Boisd.) (Acarina: Tetranychidae)]’NE
DAYANIKLILIĞI ÜZERİNDE
BİR ARAŞTIRMA
Nilgün
MADANLAR
H. Sezin SAVAŞ Doğan S. ALDAĞ
Ege Üniversitesi Ziraat
Fakültesi
Milli
Eğitim Bakanlığı
Bitki Koruma
Bölümü, İzmir/TURKEY
İzmir Fen Lisesi
İzmir/TURKEY
ÖZ:
Hastalık
ve zararlılara dayanıklı yeni türler bulmak ve genetik çeşitliliği arttırmak
için ıslah materyali olarak yabani türlerin kullanılması önerilmekte ve bu
amaçla germplasm çalışmalarının önemi bilinmektedir. Bu çalışmada 2
yabani çilek türü Fragaria vesca
ve F. viridis’in Tetranychus cinnabarinus’a (Pamuk kırmızı örümceği) dayanıklılığının
laboratuvarda kontrollu koşullarda araştırılması amaçlanmış, kültür çeşidi
F. ananassa ise karşılaştırma
materyali olarak ele alınmıştır. Çalışma sonucunda F.
vesca’nın pamuk kırmızı örümceği tarafından daha az tercih edilen
bir konukçu olduğu ve dayanıklılık konusunda üzerinde durulması gerektiği
kanısına varılmıştır.
Anahtar
Sözcükler: Tetranychus cinnabarinus,
Fragaria vesca,
F. viridis, F. ananassa, dayanıklılık,
germplasm.
MALATHION
İLE BESLENMİŞ SIÇANLARIN DÖLLERİNDEKİ
KROMOZOMAL
ANOMALİLER
Ferah
SAYIM
N. Ülkü KARABAY
Necip TOSUN
ÖZ:
Malathion,
omurgalılar için oldukça toksik bir pestisit sınıfı olan organik fosforlu
insektisitlerdendir. Memelilerle yapılan in
vivo
ve in
vitro
çalışmalar malathionun kromozomal sapmaları indüklediğini göstermiştir.
Bu çalışmada, kronik olarak malathiona maruz bırakılmış dişi Wistar
albino sıçanların 8 haftalık yavruları, kromozomal sapmalar bakımından
incelendi. Malathion preparatı; 500 ve 1000 ml/l’lik
iki ayrı dozda uygulandı. Kontrol grubu sıçanları pelet formundaki normal
besinle beslendi. Uygulama gruplarının dişi ve erkek sıçanları eşleştirilmeden
bir ay önce, haftada 6 ardışık gün boyunca malathionla kombine edilmiş
laboratuvar yemi ile beslendi. Eşleşmeden sonra tüm dişilere hamilelik süresinde
ve sütle besleme döneminin sonuna kadar malathion uygulandı.
Uygulama sonunda, tüm yavrular servikal dislokasyonla öldürüldü ve
karaciğer, böbrek, beyin, kalp ve akciğer gibi organlar çıkarılarak,
temizlendi ve tartıldı. Malathionun genotoksik etkileri, sıçan kemik iliği
sitogenetik yöntemiyle değerlendirildi. Malathion ile muamelenin bir sonucu
olarak, karaciğer/vücut ağırlığı oranının artmış olduğu görüldü.
Malathion uygulanan sıçanların yavrularında; kromozom yapışması,
kromatid ayrışması, aneuploidi, halter şekilli poliploid nukleus, loblu
nukleus ve dejenere nukleus gibi kromozomal sapmalar gözlendi. Sonuç olarak,
malathionun sıçanlar üzerinde bazı genotoksik etkilere sahip olduğu saptandı.
Bunun yanında, kromozomal sapmaların frekansının doza bağlı olarak arttığı
belirlendi.
Anahtar Sözcükler: Organik fosforlu insektisit, malathion, genotoksik etki, kromozomal sapma, sıçan.
DOĞADA OKSİDATİF STRES: ASMA, ÜZÜM VE
ŞARAPTA ANTİOKSİDANTLAR
Nuray
SİVRİTEPE
Uludağ
Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü,
Görükle
Kampüsü, 16059 Bursa/TURKEY
ÖZ:
Bu
makale kapsamında insan ve bitki fizyolojisi bakımından; oksidatif stresin
tanımı, nedenleri, teşvik etmiş olduğu zararlanma ve hastalık şekilleri
ile savunma mekanizmaları anlatılmıştır. Ayrıca asma, üzüm ve şarapta
bulunan antioksidantların hem bitki hem de insan sağlığı bakımından işlevleri
açıklanmıştır.
Anahtar
Sözcükler: Oksidatif
stres, antioksidantlar, asma, üzüm, şarap.
AYVA
(Cydonia vulgaris L.) YAPRAKLARININ BİTKİSEL
BOYACILIKTA
DEĞERLENDİRİLMESİ
Nuran KAYABAŞI
Sema ETİKAN
Anahtar
Sözcükler:
Ayva (Cydonia vulgaris L.), ışık
haslığı, sürtünme haslığı, su damlası haslığı.
IDENTIFICATION OF SOME WHEAT COMMERCIAL
VARIETIES AND ADVANCED LINES BY
BIOCHEMICAL MARKERS
Gün KIRCALIOĞLU
ABSTRACT: The objective of this study was to identify durum
wheat genotypes by using glutenin protein as a molecular marker. Glutenin
banding patterns of 18 durum wheat genotypes from CIMMYT collections were
obtained by using the SDS-PAGE technique. Evaluation of these glutenin banding
patterns showed that these genotypes were totaly different from each other and
variation among genotypes could be expressed by these patterns. According to the
results, it is clear that wheat lines and varieties of
breeding programs could be identified with glutenin banding patterns.
However, no similarity was observed in the banding patterns of the genotypes in
the same pedigree groups.
Keywords:
Polyacrylamide gel electrophoresis (PAGE), glutenin,
wheat, biochemical marker, sodium dodecyl sulfate.
RESEARCH ON SILAGE POSSIBILITY AND FEEDING VALUE OF
ARTICHOKE STALKS WITH LEAVES
Mehmet Ali GÜL
Ahmet ALÇİÇEK
Sencer TÜMER
ABSTRACT:
In this study, after harvesting of artichoke buds for
human consumption, the possibility of silage making and feeding value of
remaining parts of artichokes were investigated. The chopped artichokes were
stored in a silo as five different groups as follows: with no additives (group
I), with 2 % molasses (group II), with 5 % broken grain (group III), with 10 %
cotton seed meal (group IV), with 0.5 % urea (group V). The digestability of
organic matter in the different groups were determined as 67.65 %, 64.58 %,
67.15 %, 60.13 % and 63.21 %, respectively. The energy value (in
vivo) were found as 9.05, 8.87, 9.45, 8.30 and 8.74 MJ ME/kg DM, 5.30, 5.19,
5.62, 4.79, and 5.08 MJ NEL/kg DM, respectively. As a result, the nutrient
content and feeding energy value of the artichoke stalks with leaves were found
comperable with the other silage.
Keywords: Artichoke stalks with leaves, silage possibilty,
feeding value,silage.
USE OF WEIGHTED SCALING METHOD IN DRY
BEAN
BREEDING PROGRAMMES
Abdurrahman AĞSAKALLI
Murat OLGUN
ABSTRACT:
In this
study, yield and yield components of 12- dry bean
varieties were tested. Coefficient of correlation between days to
flowering and yield, pod number per plant and yield, 100 seed weight and yield
were found to be very significant (P<0.01). Path analysis revealed that
direct effects of yield components, days to flowering , pod number per plant,
seed number per pod, and 100 seed weight on yield were 62.1 %, 22.6 %, 0.6 %,
and 52.1 % respectively. It was found that 50 % of yield, 20 % of days to
flowering, 10 % of
pod number per plant, 5 % of seed number per pod, and 15 % of 100 seed weight should be
taken into account in weighted scaling method. It was concluded that weighted
scaling method could be satisfactorily used an on alternative method when
evoluating experimental results.
EXAMINATION OF THE RELATIONSHIPS BETWEEN NUT
CHARACTERISTICS AND SOME NUTRIENT ELEMENTS
BY PATH ANALYSIS
Kenan
YILDIZ
H.
İbrahim OĞUZ Hüdai
YILMAZ
Keywords:
Walnut,
Juglans regia L., nutrient
element, path analysis.
COTTONS
AT AEGEAN REGION CONDITIONS
Hüseyin
AKDEMİR Aynur GÜREL
Hasan Basri KARADAYI
ABSTRACT:
A “long-fine cotton” project was carried out in
three important cotton growing centers of the Ege Region (i.e. in Menemen, Ödemiş
and Nazilli within the Gediz, Küçük Menderes and Büyük Menderes basins,
respectively) in 1997 and 1998. The objectives of the project were to answer the
fine yarn and woven needs of our country, and to evaluate cotton genotypes. The
project was conducted by Ege University Ödemiş Vocational School, E. U.
Faculty of Agriculture, Nazilli Cotton Research Institute and Güçbirliği
Textile Company. Turkish Technology Development Foundation (TTGV), Güçbirliği
Textile Company and İzmir-İTAŞ Teknopark Commercial Company supported this
project financially. In the field trials established at three locations, 34
varieties and hybrids including 3 control varieties having long-fine fibres were
tested. During the period from April to December in 1997 weather prevailed
normally, however spring and autumn seasons in the year 1998 had heavy rains and
high temperatures. At three locations, varieties gave similar results, the
results of the first year being better than that of the second year.
The fibre lengths and yield performances of the
cottons with long-fine fibres:
1- The hybrids Sevilla-8308, Acalpi-1952 and no.2308
had the longest fibers between 37.6-35.1 mm, and also gave the highest seed-cotton
yield between 531-415 kg/da. The fibre lengths of the hybrids H.J.-195, 151-08,
Impala-1512, 66-08, 195-08, 83-58 and Silkcot 195-26 were also in the longest
group but their seed cotton yields were between 415-299 kg/da.
2- ED-110, 175-08, Europa-1752, ED-76, Ege 69, Sealand and Delcerro gave
cottons with fiber lengths between 35.0-32.5 mm and the seed-cotton yield
between 415-299 kg/da.
The
cotton varieties and hybrids that had shown superiority in the first year, were
grown in farmers’ fields, each being in an area of 2.5 da. Taking into
consideration the results of the second year, tha varieties Impala-1512 and ED-110
were sown in Bergama (Gediz Basin) 100 da, in Tire (Küçük Menderes Basin) 100
da, and in Çine (Büyük Menderes Basin) 50 da.
Keywords:
Cotton, Gossypium
spp., long-fine fibre, adaptation, yield, quality
INVESTIGATIONS ON THE EFFECTS OF SOME CULTURAL
APPLICATIONS TO INCREASE TABLE
GRAPE QUALITY
Harun
ÇOBAN
ABSTRACT: Round
seedless (yuvarlak çekirdeksiz) grape was treated with different applications.
These applications were tip cutting of the cluster, girdling and applying both
methods together at fruit set. When we compare all these applications with
control, harvest dates were 5-7 days earlier. Cluster weight, cluster length and
number of berries per cluster increased more in girdling application than in tip
cutting of cluster. The highest values of berry weight, berry volume and berry
length, berry width and berry detachment index were obtained at the application
of the girdling plus tip cutting of cluster at fruit set.
Keywords: Grapevine, round seedless, girdling, tip cutting of
cluster.
A
STUDY ON
THE RESISTANCE OF
SOME WILD
STRAWBERRY
SPECIES TO
RED SPIDER MITES
[Tetranychus
cinnabarinus (Boisd.) (Acarina:
Tetranychidae)]
AS
GERMPLASM BASE
IN LABORATORY
Nilgün
MADANLAR H.
Sezin SAVAŞ
Doğan S. ALDAĞ
ABSTRACT:
It is suggested that wild species should be used as a
breeding material in order to increase genetic variability and to find out new
species which are resistant to diseases and pests. The aim of this study is to
search the resistance of some wild strawberry species Fragaria vesca and F. viridis
to the Tetranychus cinnabarinus in
the laboratory conditions and culture species F.
ananassa has been treated as a comperative
material. As a result of this study it has been concluded that F.
vesca is the less preferable species by
T. cinnabarinus and is more
resistant than others.
Keywords:
Tetranychus cinnabarinus, Fragaria vesca,
F. viridis, F. ananassa,
resistance, germplasm.
Ferah
SAYIM N. Ülkü KARABAY
Necip TOSUN
Department of Biology Ege University,
Department
of Plant Protection
Faculty of Science
Ege University, Faculty of
Agriculture
35100
Bornova- İzmir/TURKEY 35100
Bornova-İzmir/TURKEY
ABSTRACT
: Malathion is an organophosphate insecticide, one of a class of pesticides that
are highly toxic to vertebrates. Mammalian in
vivo and in vitro studies of malathion show a pattern of induction of
chromosome damage. In this study, offspring aged 8 weeks from female Wistar
albino rats treated chronically with malathion were examined for chromosomal
aberrations. The commercial grade of malathion was applied at two doses, 500 and
1000 ml/l.
The rats of the control group was fed with a normal diet in pelleted form. Both
male and female rats of treated groups had been fed with laboratory
chow combined malathion during one month as 6 consecutive day per week
before mating. After mating, all females were treated with malathion during
pregnancy and until the end of the breast-feeding period. At the end of the
treatment, all offspring were killed by cervical dislocation and the organs such
as liver, kidney, brain, heart, and lung were excised, cleaned and weighed. The
genotoxic effects of malathion were evaluated by the rat bone marrow cytogenetic
assay. It was showed that the liver/body weight ratio increased as a result of
malathion exposure. In offspring of rats treated with malathion; chromosomal
aberrations such as stickiness of chromosome, chromatide seperation, aneuploidy,
dumbbell-shaped polyploid nuclei, lobbed nuclei, and degenerated nuclei were
observed. In conclusion, it is suggested that malathion has some genotoxic
effects in rats. Besides, it was observed that frequency of chromosomal
aberration increased as dose-dependent.
Keywords:
Organophosphate insecticide, malathion, genotoxic effect, chromosomal aberration,
rats.
GRAPEVINE,
GRAPE AND WINE
Nuray
SİVRİTEPE
Keywords:
Oxidative
stress, antioxidants, grapevine, grape, wine.
USING
OF QUINCE LEAVES (Cydonia vulgaris L.)
IN
NATURAL DYEING
Nuran
KAYABAŞI
Sema ETİKAN
ABSTRACT: In this research totaly 21 dyeing with mordant and
without mordant were studied by using leaves of quince plant. Mordant amount was
determined at the ratio 3 % and 5 % according to wool Fastnesses to light,
abrasion, and water drop of the colours which were obtained from leaves of
quince plant were studied. These colours were determined generally somon and
dried rose and the colour fastness
to light of this plant were found 3-6 to abrasion 1-2 and 3-4, to wet water drop
3-4 and 5, dry water drop 5.
Keywords:
Quince (Cydonia vulgaris L.) plant,
colour fastness to light, colour fastness to abrasion, colour fastness water
drop.
P.
K. 9 Menemen - 35661 İZMİR
Telefon
Faks
E
- mail
Last Updated on 15.10.2002 By Dr. A.Şemsettin Tan