ISSN 1300 - 0225

EGE   TARIMSAL   ARAŞTIRMA  ENSTİTÜSÜ   DERGİSİ

JOURNAL OF AEGEAN AGRICULTURAL RESEARCH INSTITUTE

   

ANADOLU 2001 - 1. sayısı  İÇİNDEKİLER  

İÇİNDEKİLER

 

Doğal Bitki Örtüsünde Bulunan Bazı Odunsu Süs Bitkilerinin Tohum Çimlendirme Yöntemleri Üzerinde Araştırmalar IV. Pistacia lentiscus L. (Sakız Ağacı)

H. KÖSE

 

Rhizobium Aşılaması ve Azot Uygulamasının Nohutun Verim ve Verimle İlgili Karakterlerine Etkisi

U. KARADAVUT ve S. ÖZDEMİR

 

Atdişi Mısırda (Zea mays indentata Sturt.) Üstün Melez Kombinasyonların Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma

İ. TURGUT

 

Klemantin Mandarininde Bilezik Alma, GA3 ve İlave Beslenme Uygulamalarının Bitki Besin Elementleri Düzeyleri Üzerine Etkileri

T. YEŞİLOĞLU

 

Farklı Renklerde Polietilen ile Malçlamanın Sera Marul Yetiştiriciliğine Etkileri

G. KOÇAR

 

Doğal Renkli Elyaflı Pamukların Ege Bölgesi Koşullarında Üretilme Olanakları

A. GÜREL, H. AKDEMİR ve H. B. KARADAYI

 

Cin Mısır (Zea mays everta Sturt. ) Hatlarında ve Yoklama Melezlerinde Fenotipik Korelasyonlar

E. ÖZKAYNAK ve B. SAMANCI

 

Kuru Fasulyede İklim, Hastalık ve Verim İlişkisi

A. AĞSAKALLI ve M. OLGUN

 

İncirde (Ficus carica L.) Topraktan ve Yapraktan Çinko Uygulamalarının Bazı Fiziksel Özellikler Üzerine Etkisi

Ş. AYDIN, H. ÇAKICI ve H. YENER

 

Jojoba (Simmondsia chinensis Link. Schneider) ve Türkiye'de Yetiştirilebilme Olanakları III. Jojoba Yağı, Kullanım Alanları ve Ekonomik Önemi

F. AYANOĞLU

 

Pesticide Usage and Their Potential Adverse Impacts on Living Organisms

N. TOSUN, N.Ü. KARABAY and F. SAYIM

 

Bursa Yöresinde Yetiştirilen Bazı Yumuşak ve Sert Çekirdekli Meyve Ağaçlarının Gübrelenmesi

H. BAŞAR

 

Tarımsal Araştırmaların İstatistiki Değerlendirilmesinde Yapılan Bazı Hatalar I. Tek Faktörlü Denemeler

N. AÇIKGÖZ ve N. AÇIKGÖZ

CONTENTS

 

Studies on the Germination of Some Woody Ornamental Plants Existing in Turkish Flora IV. Pistacia lentiscus L. (Mastic tree)

H. KÖSE

 

Effect of Rhizobium Inoculation and Nitrogen Application on Yield and Yield Characters of Chickpea

U. KARADAVUT and S. ÖZDEMİR

 

A Research on Determination of Superior Hybrid Combinations in Dent Corn (Zea mays indentata Sturt.)

İ. TURGUT

 

Effects of Girdling, and Additional Nutrient Applications on The Levels of Plant Nutrients in Clementine Mandarin

T. YEŞİLOĞLU

 

Effects of Mulching With Different Colored Polyethylene on Lettuce Production in Greenhouse

G. KOÇAR

 

Cultivation Possibilities of Naturally-Colored Cottons Under Aegean Region Conditions

A. GÜREL, H. AKDEMİR and H. B. KARADAYI

 

Phenotypic Correlations in Popcorn (Zea mays everta Sturt.) Lines and Their Testcrosses

E. ÖZKAYNAK and B. SAMANCI

 

Relationship of Climate, Disease and Yield in Dry Beans

A. AĞSAKALLI and M. OLGUN

 

The Effect of Zinc Applications From Soil and Foliage on Some Physical Characters in Fig (Ficus carica L.)

Ş. AYDIN, H. ÇAKICI and H. YENER

 

Jojoba (Simmondsia chinensis Link Schneider) and its Culture in Turkey III. Jojoba Oil, Its Uses and Economical Importance

F. AYANOĞLU

 

Tarım İlaçlarının Potansiyel Yan Etkileri ve Türkiye’de Kullanımı

N. TOSUN, N.Ü. KARABAY and F. SAYIM

 

Fertilization of Some Stone and Pome Fruits Grown Around The Bursa Province

H. BAŞAR

 

Common Mistakes in the Statistical Analyzes of Agricultural Experiments: I. Single Factorials.

N. AÇIKGÖZ and N. AÇIKGÖZ

 

DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜNDE BULUNAN BAZI ODUNSU SÜS

BİTKİLERİNİN TOHUM ÇİMLENDİRME YÖNTEMLERİ

ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR

IV. Pistacia lentiscus L. (Sakız ağacı)

 

 

 

Hasan KÖSE

 

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

P.K. 9 35661 Menemen, İzmir-TURKEY

 

ÖZ: 1995 - 96 yılları arasında yürütülen bu çalışmada, Ege bölgesinde doğal olarak yayılış gösteren Pistacia lentiscus L., tohumlarının çimlenmesinde kullanılabilecek en uygun yöntemin belirlenmesi amaçlanmıştır. Canlılık testlerinde 2, 3, 5 - trifenil tetrazolyum klorür kullanılmıştır. Çimlenme testi uygulamaları öncesi tohum morfolojileri incelenmiş ve buna göre 22 farklı çimlendirme yöntemi uygulanmıştır. Pistacia lentiscus L. tohumlarında sülfirik asit ile 1 saat aşındırdıktan sonra 24 saat 500 ppm GA3 de bekletme işleminden sonra 10/25°C sıcaklıkta çimlendirme yöntemi ile 46 günde % 63 çimlenme oranı elde edilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Pistacia lentiscus L., çimlendirme, canlılık testi, doğal odunsu süs bitkileri.

 

 

STUDIES ON THE GERMINATION OF SOME WOODY ORNAMENTAL

PLANTS EXISTING IN TURKISH FLORA

IV. Pistacia lentiscus L. (Mastic tree )

 

 

ABSTRACT: The objective of this study was to determine the most optimum application method for the germination of the seeds of Pistacia lentiscus L. which is indigenous to Aegean Region of Turkey, in the period of 1995-96. The viability tests were made by using the 2, 3, 5 - triphenyl tetrazolium chloride. The seed morphology was examined to identify the applications for germination tests. Twenty two different applications were used for germination tests. With scarification at consantrated H2SO4 for 1 hour followed by 500 ppm GA3 for 24 hours gave the best result of 63 % germination rate at 10/25°C in 46 days for Pistacia lentiscus L. seeds.

 

Keywords: Pistacia lentiscus L., germination tests, viabilty tests, native woody ornamentals.

 

 

 

 

 

RHIZOBIUM AŞILAMASI VE AZOT UYGULAMASININ NOHUTUN

VERİM VE VERİMLE İLGİLİ KARAKTERLERİNE ETKİSİ

 

Ufuk KARADAVUT Saim ÖZDEMİR

Mustafa Kemal Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi,

Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Geyve Meslek Yüksekokulu,

Hatay/TURKEY Geyve, Sakarya/TURKEY

 

 

ÖZ: Rhizobium aşılaması ve azot uygulamasının üç nohut çeşidinde tane verimi ve verim karakterlerine etkisi 1995/96 ve 1996/97 yıllarında, Hatay koşullarında, kışlık ekilen bitkilerde incelenmiştir. Uygulamalar tane verimini, biyolojik verimi, bitkide bakla sayısını, bitkide dal sayısını ve bitki boyunu önemli derecede etkilemiştir. 100 tane ağırlığı, hasat indeksi ve ilk bakla yüksekliğine ise uygulamaların etkisi önemli olmamıştır. Rhizobium aşılaması ve azot uygulaması tane verimini, biyolojik verimi ve bitkideki bakla sayısını artırmıştır. Artan biyolojik verim ve bakla sayısı, tane verimi ile pozitif korelasyon göstermiştir. Çeşitlerden Akçin 91 çeşidi ILC 195 ve Eser 87’den daha yüksek verim vermiştir. Rhizobium aşılaması verimi kontrol uygulamasına göre % 20 artırmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Nohut, Rhizobium, aşılama, verim, verim bileşenleri.

 

 

EFFECT OF RHIZOBIUM INOCULATION AND NITROGEN

APPLICATION ON YIELD AND YIELD CHARACTERS

OF CHICKPEA

 

 

ABSTRACT: Field experiment was conducted to evaluate Rhizobium inoculation and nitrogen application on three chickpea cultivars as a winter crop in 1995-96 and 1996-97 grawing seasons in Hatay ecological conditions. There were significant differences in seed yield, biological yield, pods per plant, branches per plant and plant height among the treatments. However, treatment effect on 100 seed weight, harvest index and first pod height were not significant. Rhizobium inoculation and nitrogen application significantly increased seed yield, total above ground dry matter and pods per plant. Increased biological yield and pods per plant positively correlated with seed yield. Among the cultivars tested, Akçin 91 outyielded ILC 195 and Eser 87. Rhizobium inoculation increased seed yield by 20 % over uninoculated control.

 

Keywords: Chickpea, Rhizobium, inoculation, yield, yield components.

 

 

 

ATDİŞİ MISIRDA (Zea mays indentata Sturt.) ÜSTÜN

MELEZ KOMBİNASYONLARIN BELİRLENMESİ

ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA

 

 

İlhan TURGUT

 

Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi

Tarla Bitkileri Bölümü

Bursa/TURKEY

 

 

ÖZ: Bu araştırma, altı kendilenmiş mısır hattı arasında yapılan yarım diallel melezlemede elde edilen 15 F1 hibridinde üstün genel ve özel uyum yeteneğine sahip ebeveyn ve melezleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bitki boyu, koçan yüksekliği, koçanda tane sayısı, 1000 tane ağırlığı ve bitki veriminin belirlendiği araştırma Bursa koşullarında üç tekrarlamalı bir tarla denemesi olarak yürütülmüştür. Verilere Griffing’in diallel analiz yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, genotipler, genel ve özel uyum yeteneği varyansları incelenen karakterlerin tümünde önemli bulunmuştur. Bitki veriminde 1, 2 ve 5 nolu hatlar iyi genel uyum yeteneği gösteren anaçlar olarak belirlenmiştir. 1x5, 1x3, 2x3, 3x4, 1x6 ve 4x5 melez kombinasyonları bitki verimi bakımından yüksek değerler vermişler, aynı zamanda özel uyum yeteneği etkileri de yüksek bulunmuştur. Bu verim öğesinde heterobeltiosis değerleri % 107,1 ile % 410,7; ticari heterosis değerleri % -22,5 ile % 17,1 arasında bulunmuştur. Bitki verimi yönünden populasyonda eklemeli olmayan gen etkilerinin daha fazla olmasına karşılık, diğer karakterlerde eklemeli gen etkileri yüksek bulunmuştur.

 

Anahtar Sözcükler: Kendilenmiş mısır hatları, Zea mays indentata Sturt, yarım diallel melez, genel ve özel kombinasyon yeteneği, bitki verimi, heterobeltiosis.

 

 

A RESEARCH ON DETERMINATION OF SUPERIOR HYBRID

COMBINATIONS IN DENT CORN (Zea mays indentata Sturt.)

 

 

ABSTRACT: It was aimed to determine superior general and specific combining abilities of 15 F1 hybrids obtained from half diallel crosses of 6 inbred maize lines. Plant height, ear height, number of seed per ear, 1000 seed weight and plant yield were determined. Field trials were set up with three replications at Bursa ecological conditions. Data were examined by Griffing analysis method. According to the results, genotypes, the variance of general and specific combining ability were statistically significant for all traits studied. Lines numbered as 1, 2 and 5 in plant yield showed better general combining abilities. 1x5, 1x3, 2x3, 3x4, 1x6 and 4x5 hybrid combinations had the highest values in terms of plant height and their specific combining abilities were also found higher. Heterobeltiosis values varied between % 107.1 and % 410.7. While commercial heterosis values changed from % -22.5 to % 17.1. Although non additive gene effects on the populations were higher in terms of plant yield, the other characteristics observed showed high additive gene effects.

 

Keywords: Maize inbred lines, Zea mays indentata Sturt, half diallel cross, general and specific combining ability, plant yield, heterobeltiosis.

 

 

KLEMANTİN MANDARİNİNDE BİLEZİK ALMA, GA3 VE İLAVE

BESLENME UYGULAMALARININ BİTKİ BESİN ELEMENTLERİ

DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ

 

 

Turgut YEŞİLOĞLU

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü, 07059 Antalya/TURKEY

ÖZ: Dünyada ve Ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen mandarin çeşitlerinden birisi olan Klemantin mandarininde verim ve meyve iriliği bakımından önemli sorunlar vardır ve meyve iriliği nedeniyle pazarlarda problemlerle karşılaşılmaktadır. Bu problemleri çözmeye yönelik olarak yapılan çalışmalarda meyve kalitesini etkilemeden verim ve irilik üzerine olumlu etki yapan uygulama olarak bilezik alma ortaya çıkmıştır. Fakat, bu uygulamaların uzun yıllar tekrarlanması durumunda verimin zamanla eski düzeyine indiği görülmüştür. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde yürütülen bu çalışmada, Klemantin mandarininde bilezik alma uygulamalarına ek olarak GA3, deniz yosunu özü ve demir şelat uygulamalarının verim ve yapraklardaki bitki besin elementleri düzeyleri üzerin etkileri araştırılmıştır. Potasyum düzeyinin verim miktarı en yüksek olarak belirlenmiş olan çift bilezik alma (ÇB) ve çift bilezik alma + gibberelik asit (ÇB+GA3) uygulamalarında diğer uygulamaların aşağısında kaldığı, fosfor düzeyinin ise genelde gibberelik asit içeren uygulamalarda (GA3 ve ÇB+GA3) düşük olduğu saptanmıştır. Ayrıca, genel olarak sodyum düzeyi deniz yosunu özünü (DYÖ) kapsayan uygulamalarda (ÇB+DYÖ ve DYÖ) yüksek bulunmuştur.

 

Anahtar Sözcükler: Klemantin, mandarin, bilezik alma, GA3, deniz yosunu özü, meyve verimi, bitki besin elementleri.

 

EFFECTS OF GIRDLING, AND ADDITIONAL NUTRIENT

APPLICATIONS ON THE LEVELS OF PLANT NUTRIENTS IN

CLEMENTINE MANDARIN

 

 

ABSTRACT: There are problems in terms of fruit yield and size in Clementine mandarin which is commonly grown mandarin cultivar in Turkey and in the world, and this situation, thus, influences the marketing negatively. To solve these problems, various studies have been carried out. Girdling is one of these studies and had positive effects on fruit yield and size without disturbing the fruit quality. However, fruit yield and fruit size was reduced to previous levels if the treatment was repeated for a long time. The study was carried out at the University of Akdeniz, Faculty of Agriculture, in which the effects of GA3, seaweed extract and Fe-chelate applications in addition to girdling, on fruit yield and mineral composition were investigated. The lowest K levels were found with double girdling (ÇB) and double girdling + gibberellic acid (ÇB+GA3) applications which gave the highest yields. On the other hand, P levels were the lowest in the applications having gibberellic acid (GA3 and ÇB+GA3). However, Na levels were higher at double girdling + seaweed (ÇB+DYÖ) and seaweed (DYÖ) applications with seaweed extract spray compared to the other applications.

 

Keywords: Clementine, mandarin, girdling, GA3, seaweed extract, fruit yield, plant nutrient.

 

 

FARKLI RENKLERDE POLİETİLEN İLE MALÇLAMANIN SERA

MARUL YETİŞTİRİCİLİĞİNE ETKİLERİ

 

 

 

Günnur KOÇAR

 

Ege Üniversitesi, Güneş Enerjisi Enstitüsü

35100 Bornova, İzmir/TURKEY

 

ÖZ: Bu çalışma farklı renklerdeki malç materyallerinin sera marul yetiştiriciliğinde verim ve kaliteye etkilerini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Denemede malç materyali olarak saydam, siyah, beyaz, mavi, sarı, gri ve altı siyah üstü beyaz polietilen örtüler kullanılmıştır. Saydam ve siyah polietilen malç uygulamaları ile dikimden 75 gün sonra bitkilerin sırasıyla %56 ve % 50 oranlarında hasat edilmesi mümkün olabilmiştir. Ayrıca toplam ve ortalama baş ağırlıklarının malç uygulamaları ile artırılabildiği ve özellikle altı siyah üstü beyaz polietilen materyalde kontrole göre %21,4 oranında bir verim artışı gerçekleştiği belirlenmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Malçlama, renkli filmler, marul, sera.

 

 

EFFECTS OF MULCHING WITH DIFFERENT COLORED POLYETHYLENE

ON LETTUCE PRODUCTION IN GREENHOUSE

 

 

ABSTRACT: This investigation was conducted to evaluate quality and yield response of lettuce to various colors of plastic mulch in unheated glasshouse. The mulch materials used in this trial were transparent, black, white, black-white, blue, yellow and gray polyethylene films. With respect to early yield, transparent mulch was found to be superior to the other mulching materials. However, total yield and average head weight were increased by using black-white polyethylene. Also usable leaf ratio was generally affected positively the use of mulching as compared to the control.

 

Keywords: Mulching, colored films, lettuce, greenhouse.

 

 

 

 

DOĞAL RENKLİ ELYAFLI PAMUKLARIN EGE BÖLGESİ

KOŞULLARINDA ÜRETİLME OLANAKLARI

 

 

 

Aynur GÜREL Hüseyin AKDEMİR Hasan Basri KARADAYI

Ege Üniversitesi Ege Üniversitesi Nazilli Pamuk Araştırma

Ziraat Fakültesi Ödemiş Meslek Yüksek Enstitüsü

Tarla Bitkileri Bölümü Okulu Ödemiş, Aydın/TURKEY

Bornova, İzmir/TURKEY İzmir/TURKEY

 

 

ÖZ: Türk Tekstil Endüstrisi’nin ürün dizisini genişletmek üzere başlatılan bu çalışma, ekolojinin korunması ile ilgili olan doğal renkli elyaflı pamuk genotiplerinin değerlendirilmesini amaçlamıştır. Ege Bölgesinde Menemen, Ödemiş ve Nazilli koşullarında iki yıl süre ile gerçekleştirilen araştırmada, 4 kahve ve 2 yeşil renkli hattı içeren 6 adet renkli pamuk genotipi, 3 beyaz elyaflı kontrol pamukları ile birlikte denemelere alınmıştır. Proje sonucunda Deve Tüyü Hattı 33,9-30,2mm lif uzunluğu ve 290-219 kg/da kütlü verimi vermiştir. Kahve Renkli Hattın ise 26,0-25,9 mm lif uzunluğuna ve 458,0-376,1 kg/da kütlü verimine sahip olduğu belirlenmiştir. Yeşil renkli elyaflı pamuklar, diğer pamukların gerisinde kalmıştır. Deve Tüyü Hattının pamukları kullanılarak iplikler ve tişörtler yapılmıştır.

 

Anahtar Sözcükler: Gossypium spp., pamuk, Ege Bölgesi, doğal renkli elyaflı pamuklar, kahve renkli elyaflı pamuklar, yeşil renkli elyaflı pamuklar.

 

 

CULTIVATION POSSIBILITIES OF NATURALLY-COLORED

COTTONS UNDER AEGEAN REGION CONDITIONS

 

 

ABSTRACT: This research started to diversify the product range of the Turkish Textile Industry aimed to evaluate naturally-colored cotton genotypes relevant to corservation of ecology. In the study carried out in Menemen, Ödemiş and Nazilli conditions of Ege Region as two years (1997 and 1998), 6 colored cotton lines (4 brown, 2 green) together with 3 white-fibers cottons were tested. At the result of the project, Light-Brown Line had fiber length in the range of 33.9-30.2 mm and seed-cotton yield between 290-219 kg/da. Dark-Brown Line provided fiber length 26.0-25.9 mm and seed-cotton yield as 458.0-376.1 kg/da. Green-colored cottons fell behind the other genotypes. Using fibers of Light-Brown Line, yarn and T-shirts were produced.

 

Keywords: Gossypium spp., cotton, Aegean Region, naturally-colored cottons, brown-colored cottons, green-colored cottons.

 

 

 

 

CİN MISIR (Zea mays everta Sturt. ) HATLARINDA VE YOKLAMA MELEZLERİNDE

FENOTİPİK KORELASYONLAR

 

 

 

Ercan ÖZKAYNAK Bülent SAMANCI

 

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Tarla Bitkileri Bölümü

Antalya/TURKEY

 

 

ÖZ: Bu çalışmada on beş kendilenmiş cin mısır hattı ve yoklama melezleri kullanılmıştır. Çalışma, verim ve verimle ilgili özellikler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlasında yürütülmüştür. İncelenen özellikler bakımından hatlar ve melezler farklılıklar göstermişlerdir. Kendilenmiş hatların ortalaması ve melezleri arasındaki korelasyonlardan sadece çiçeklenme gün sayısı ve koçan uzunluğu için önemli korelasyon bulunmuştur (sırasıyla; r= 0,410 ve r= 0,672).

 

Anahtar Sözcükler: Zea mays everta Sturt., kendilenmiş hat, yoklama melezi, korelasyon katsayısı.

 

 

PHENOTYPIC CORRELATIONS IN POPCORN (Zea mays everta Sturt.)

LINES AND THEIR TESTCROSSES

 

 

ABSTRACT: In this study, fifteen selfed popcorn lines and their testcrosses were used. This study was conducted to determine the relationships between yield and yield-related traits in the research field of the Faculty of Agriculture of Akdeniz University in 1998. The lines and hybrids showed differences for the characters studied. Based on the correlation coefficients between mid-parents and hybrids, significant values were obtained only for the days to flowering and ear length (r= 0.410 and r= 0.672, respectively).

 

Keywords: Zea mays everta Sturt., inbred line, testcross, correlation coefficient.

 

 

 

KURU FASULYEDE İKLİM, HASTALIK VE VERİM İLİŞKİSİ

 

 

 

Abdurrahman AĞSAKALLI Murat OLGUN

 

Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü

25090 Dadaşkent-Erzurum/TURKEY

 

 

ÖZ: Çalışmada Fasulyeye önemli derecede zarar veren Antraknoz (Colletotrichum lindemuthianum Sacc. and Magn.), bakteriyel hastalıklardan adi yanıklığı (Common Bacterial Blight [Xanthomonas campestris pv. Phaseoli]), halo blight (Bacterial brown spot (Pseudomonas syringae pv. Phaseolicola ve pseudomonas syringae pv. Syringae) ve virüs BYMV (Sarı mozaik virüsü)' un iklim ile olan ilişkileri, verime etki dereceleri incelenmiş olup 12 Fasulye çeşit ve hat da ait hastalık ve tane verimi değerlendirilmiştir. İklim faktörleri, hastalık ve verim arasında path analizi yapılarak bu faktörlerin verim üzerine doğrudan veya dolaylı etkileri incelenmiştir. Yağış, sıcaklık ve neme bağlı olarak antraknoz için modelleme yapılmıştır. İncelenen illerin hiç birisinde hastalığın verim üzerinde ekonomik bir kayba neden olmadığı tespit edilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler: Kuru fasulye, Phaseolus vulgaris L., iklim, hastalık, verim, path analizi, korelasyon, antraknoz, Colletotrichum lindemuthianum Sacc. and Magn.

 

 

RELATIONSHIP OF CLIMATE, DISEASE AND

YIELD IN DRY BEANS

 

 

ABSTARCT: In this study the relationship between climatic conditions and some important yield reducing dry bean diseases such as antracnose (Colletutrichum lindemuthianum Sacc. and Magn.), common bacterial blight (Xanthomonas campestris pv. Pheseoli), halo blight [Bacterial brown spot (Pseudomonas syringae pv. Phaseılicola and pseudomonas syringae pv. Syringae), and viruses (BCMV, BYMV) are investigated. Twelve dry bean lines and cultivars were evaluated for diseases and their effects on yield during 8 years. Path analyses among yield, rainfall, temperature, humidity, dry bean diseases and their direct and indirect effects were investigated. The effects of anthracnose on yield were economically insignificant in all provinces.

 

Keywords: Dry beans, Phaseolus vulgaris L., climate, disease, yield, path analysis, correlation, antracnose, Colletotrichum lindemuthianum Sacc. and Magn.

 

 

 

İNCİRDE (Ficus carica L.) TOPRAKTAN VE YAPRAKTAN ÇİNKO UYGULAMALARININ

BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ

 

 

 

Şenay AYDIN Hakan ÇAKICI

Celal Bayar Üniversitesi Ege Üniversitesi

Alaşehir Meslek Yüksek Okulu Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü

Alaşehir-Manisa/TURKEY Bornova-İzmir/TURKEY

 

 

Hüseyin YENER

 

Celal Bayar Üniversitesi

Alaşehir Meslek Yüksek Okulu

Alaşehir-Manisa/TURKEY

 

 

ÖZ: Bu araştırma, Sarılop taze incir meyvelerinin pazar değerini belirleyen bazı fiziksel özellikler üzerine (Meyve eni, boyu, tabla kalınlığı, ağız (ostiol) açıklığı, meyve ağırlığı, hacmi, yoğunluk) topraktan ve yapraktan farklı dozlardaki çinko uygulamalarının etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Beş tekerrürlü olarak yürütülen araştırmada, çinko uygulamaları, ZnSO4.7H2O formunda ve beş ayrı seviyede olmak üzere topraktan bir kez (0-100-200-400-600 g/ağaç) ve yapraktan (%0-0,05-0,10-0,15-0,20) ise 3 kez uygulanmıştır. Yapılan bu uygulamaların maksimum meyve eni, meyve indeksi (şekli), boyun uzunluğu, tabla kalınlığı, meyve ağırlığı, hacmi ve yoğunluğu bakımından önemli düzeyde farklılıklar oluşturduğu ve topraktan uygulamanın yapraktan uygulamaya göre daha etkili olduğu saptanmıştır.

Anahtar Sözcükler: İncir, Ficus carica L., sarılop, çinko, topraktan uygulama, yapraktan uygulama, fiziksel özellikler.

 

 

THE EFFECT OF ZINC APPLICATIONS FROM SOIL AND FOLIAGE

ON SOME PHYSICAL CHARACTERS IN FIG (Ficus carica L.)

 

 

ABSTRACT: This study was carried out to determine the effects of Zn applications from soil and foliar at different levels on some physical characters (fruit width, length, pulp thickness, ostiol width, fruit weight, volume, density) which revealed the market value of Sarılop fresh fruits. In experiment which was conducted with five replications, Zn applications were made from soil (0-100-200-400-600 g/tree) and from foliar (%0-0.05-0.10-0.15-0.20) in three times as ZnSO4.7H2O for both applications. It was found that Zn applications from soil and foliar caused to be significant differences for maximum fruit width, fruit index, neck length, pulp thickness, fruit weight, volume and density and soil application was more effective in comparison with foliar application.

Keywords: Fig, Ficus carica L., sarılop, zinc, soil application, foliar application, physical characters.

 

JOJOBA (Simmondsia chinensis Link. Schneider) VE TÜRKİYE'DE

YETİŞTİRİLEBİLME OLANAKLARI

III. JOJOBA YAĞI, KULLANIM ALANLARI VE EKONOMİK ÖNEMİ

 

 

 

Filiz AYANOĞLU

 

Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi

Tarla Bitkileri Bölümü

31034 Antakya-Hatay/TURKEY

 

 

öz: Jojoba yağının kullanımıyla ilgili kayıtlarda, bu yağı ilk önce Apaçi ve Papago kızılderililerinin çok değişik amaçlarla kullandıkları belirtilmektedir. Jojoba yağı, jojoba tohumlarından elde edilen ana üründür. Kimyasal yapı bakımından diğer bitkisel yağlardan farklıdır ve wax olarak isimlendirilen sıvı mum şeklindedir. Diğer bütün bitkilerin tohumlarından elde edilen yağlar trigliserittir. Jojoba ve balina yağı gibi mumsu yağlar ise mum esterleridir. Jojoba tohumlarındaki yağ oranı % 45-60 arasında değişmektedir. Temiz ve doymamış jojoba yağı presle ya da solvent ekstraksiyon metodu ile pamuk yağı, soya veya mısır yağı gibi çıkarılabilir. Yapısı lokasyon, toprak tipi, yağış ve yükseklikler arasında farklılık göstermemektedir. Aynı zamanda yağın kompozisyonu tohumların olgunlaşması veya depolanması sırasında da değişmez. Hasat edildikten 25 yıl sonra dahi tohumların yağ-ester kompozisyonu değişmemektedir. Jojoba yağı kullanımı öncelikle yağlama ve deri endüstrisinde başlamış ve bu konuyla ilgili pekçok araştırma yapılmıştır. Diğer potansiyel kullanım alanlarının başında kozmetik ve ilaç endüstrisi gelmektedir ki bu alanlardaki kullanımında büyük artışlar beklenmektedir. Jojoba yağı, dezenfektanlar, deterjanlar, kayganlaştırıcılar, kurutucular, emülsiyon yapıcılar, reçineler, koruyucu kaplayıcılar, sürtünmeyi önleyiciler, güneş kremleri gibi birçok maddenin hazırlanmasında kullanılmaktadır. Ayrıca, hidrojenize edilerek mobilya, yer, ayakkabı ve otomobil cilalarında kullanılmak üzere üretilen sert beyaz mumların yapımında da kullanılmaktadır. Jojoba üretiminde maliyeti yükselten en önemli unsurlardan biri hasat masraflarıdır. Hasatın genel olarak elle yapılması özellikle işçi ücretlerinin yüksek olduğu ülkelerde hasat masraflarını dolayısıyla üretim maliyetini artırmaktadır.

 

Anahtar Sözcükler: Jojoba, jojoba yağı, kullanım alanları, ekonomisi.

 

 

JOJOBA (Simmondsia chinensis Link Schneider) AND ITS

CULTURE IN TURKEY

III. JOJOBA OIL, ITS USES AND ECONOMICAL IMPORTANCE

 

 

ABSTRACT: The records mentioned of jojoba oil's use firstly Apaches and Papagos used this oil for different aim. Jojoba oil is the main product derived from jojoba seeds. Its chemical properties different from other vegetable oils and called wax. The oils obtained from all other plant seeds are triglyceride. Waxy oils such as jojoba and whale oils are wax esters. Oil content of jojoba seeds varies between 45-60 %. The clear, unsaturated jojoba oil can be obtained by the pressing or solvent-extraction methods used commercially to isolate vegetable oils from cottonseeds, soybeans, and corn. Its structure do not vary appreciably with location, soil type, rainfall or altitude. The oil does not change in composition as the seed matures, nor does it change during storage. Seeds analyzed 25 years after harvest show no change in oil-ester composition. The uses of jojoba oil has firstly started with lubricant and leather industries, and involved in many researches. Other potential uses of jojoba oil are in the cosmetics and the pharmaceutical industries, which probably are to improve. Jojoba oil is used for preparing products such as disinfectants, detergents, surfectans dries, emulsifiers, resins, protective coatings, corrosion inhibitor and sun creams. Jojoba wax also can be hydrogenated to produce a hardwhite wax, which can be used for polishing flour, furniture, shoes, and automobiles. One of the most important factors to increase cost is related to harvesting. Harvesting made generally by hand increases harvest cost and thus production cost, particularly in the countries which labor cost is high.

 

Keywords: Jojoba, jojoba oil, utilization areas, economy.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PESTICIDE USAGE AND THEIR POTENTIAL ADVERSE

IMPACTS ON LIVING ORGANISMS

 

Necip TOSUN N. Ülkü KARABAY Ferah SAYIM

Department of Plant Protection Department of Biology

Ege University Faculty of Agriculture Ege University, Faculty of Science

35100 İzmir-Bornova/TURKEY 35100 Bornova-İzmir/TURKEY

 

 

ABSTRACT: Agrochemicals are toxic chemical substances used to prevent the crop from diseases, pests and weeds. Some of these chemicals are much more toxic than that of others. However, when they are applied imroperly, all agrochemicals could pose to unwanted various negative effects to non-target warm blooded organizms and environment. Pesticides are inevitable agricultural input in crop protection to control of pests, diseases and weeds. The fact that pesticides are intensively used or misused in agriculture could give rise to potential environmental pollution and food contamination. Exposure of humans and animals to some pesticides is difficult to avoid in developing countries. Because of the high incidence of acute toxicities, some pesticides could be the possible reason of death for the higher organisms. More importantly, pesticides can produce a wide spectrum of adverse biological effects as the result of chronic toxicities in various organisms. Some commonly used pesticides in Turkey (such as chlorinated hydrocarbons) can persist for a long period in environment (soil, water, plants) without degradation into harmless products. So, they can be responsible for chronic toxicity by being accumulated in non-target organisms through biomagification. Moreover, various abnormalities can occur related to metabolic alterations due to chronic toxicities. Mutagenic, teratogenic, carsinogenic and neurotoxic effects are the basic criteria of chronic toxicities in ecotoxicological studies. Effects on mitotic activity of pesticides especially herbicides and fungicides are well documented in several researches. They may cause chromosomal abnormalities and aberrations in mitotic cycle such as micronuclei, chromosome bridges, abnormal configuration, restitution nuclei and polyploidy. Furthermore, as carcinogenic effects, tumor formations in liver and thyroid tissues are some of the hottest issues in human health. The most known example is ethylenethiourea (ETU) which is a degradation product of EBDC fungicides that was classified by EPA as a probable human carcinogen. Public concern on negative effects of pesticides is increasing in developed countries. In this paper, some information will be given on the usage of pesticide in Turkey and in the world. Also, overall and the latest studies on toxic effects of pesticides were reviewed as to mainly their possible chronic effects and beneficals of the pesticides over their possible toxic effects.

 

Keywords: Agrochemicals, chronic, acut toxicity, pesticides, carsinogenic, diseases, pests, weeds.

 

TARIM İLAÇLARININ POTANSİYEL YAN ETKİLERİ

VE TÜRKİYE’DE KULLANIMI

 

ÖZ: Tarım ilaçları, ürünleri hastalık etmenleri, zararlı organizmalar ve yabancı otlardan korumak için üretilen toksik kimyasal maddelerdir. Bunlardan bazıları diğerlerine göre çok daha zehirlidir. Ancak, doğru biçimde kullanılmadığında tüm tarım ilaçları hedef dışı sıcak kanlılar ve çevre için istenmeyen olumsuz etkiler doğurabilir. Pestisitler, bitki korumada yabancı otların, hastalıkların ve zararlıların savaşımında vazgeçilmez bir tarımsal girdidir. Pestistlerin tarımda yoğun olarak kullanılmaları veya yanlış kullanılmaları besin kirlenmelerine ve çevre zehirlenmelerine yol açabilirler. Gelişmekte olan ülkelerde insan ve hayvanların bazı pestisitlerin alınımından kaçınması oldukça zordur. Akut zehirlenme olaylarının çokluğu nedeniyle bazı pestisitler yüksek organizmaların muhtemel ölüm nedeni olabilmektedir. Daha önemlisi, pestisitler çeşitli organizmalarda kronik zehirlenmenin bir sonucu olarak geniş spektrumlu biyolojik yan etkiler oluşturabilir. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan bazı pestisitler (örneğin klorlandırılmış hidrokarbonlar) zararsız ürünlere parçalanmadan çevrede (toprak, su, bitkide) uzun bir süre kalabilmektedir. Böylece, biomagnifikasyon yoluyla hedef dışı organizmalarda birikerek kronik toksisitelerden sorumlu olabilmektedir. Ayrıca, kronik toksisite nedeniyle metobolik değişimler ile ilişkili çeşitli anormallikler oluşabilir. Mutagenik, teratojenik, karsinojenik ve nörotoksik etkiler, ekotoksikolojik çalışmalarda kronik toksisitenin temel kriterleridir. Pestisitlerin özellikle herbisit ve fungisitlerin mitotik aktivite üzerine etkileri bir çok araştırmada kanıtlanmıştır. Kromozomal anormalilere neden olabildiği gibi mikronukleus, kromozom köprüleri, anormal konfigürasyon, nukleus onarımı ve poliploidi gibi mitotik çemberde bozulmalara neden olabilmektedir. Bundan başka, tiroid dokularında ve karaciğerde tümör oluşumu, karsinojenik etkiler olarak insan sağlığında en sıcak konulardan bazılarıdır. En iyi bilinen örnek, EPA tarafından muhtemel insan kanseri olarak sınıflandırılan EBDC fungisitlerinin bir parçalanma ürünü olan ethylenethiourea (ETU)’dır. Pestisitlerin olumsuz etkileri üzerinde toplumsal kaygılar, gelişmiş ülkelerde giderek artmaktadır. Bu derlememizde, Türkiye’de ve dünyada pestisit kullanımı konusunda genel bilgi verilmeye çalışılacaktır. Ayrıca, kronik etkiler temel alınarak pestisitlerin toksik etkileri ve yapılan son çalışmalar ile pestisitlerin yararları gözden geçirilecektir.

 

Anahtar Sözcükler: Tarım ilaçları, pestisit, kronik, akut toksisite, karsinajenik, nörotoksik, mutagenik, hastalık, zararlı, yabancı otlar.

 

 

BURSA YÖRESİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI YUMUŞAK VE SERT

ÇEKİRDEKLİ MEYVE AĞAÇLARININ GÜBRELENMESİ

 

 

 

Haluk BAŞAR

 

Uludağ Üniversitesi

Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü

16384 Görükle, Bursa/TURKEY

 

 

ÖZ: Meyvecilik, Bursa ilinin tarımında ve ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Meyvecilikte yüksek verim ve kalitenin başta gelen koşullarından biri gübrelemedir. Yapılan gübrelemeden beklenen yararın alınabilmesi için belirli temellere dayalı bir gübreleme izlencesinin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada, Bursa ilinde yetiştiriciliği yapılmakta, olan kimi yumuşak ve sert çekirdekli meyve ağaçlarının gübreleme izlencesinin hazırlanmasında izlenmesi gereken temel ilkeler önerilmiştir.

 

Anahtar Sözcükler : Yumuşak çekirdekliler, sert çekirdekliler, gübreleme.

 

FERTILIZATION OF SOME STONE AND POME FRUITS

GROWN AROUND THE BURSA PROVINCE

 

 

ABSTRACT: Fruit production has a distinguished place in agriculture and economy of the Bursa province. One of the primary conditions for high fruit production and quality is fertilization. The fertilization programme should be based on certain principles for the achievement of expected goals in production by the fertilization. Therefore, in this study, the basic principles of preparation of fertilization programme were proposed for the some stone and pome fruits grown around the Bursa province.

 

Keywords : Pome fruits, stone fruits, fertilization.

 

 

TARIMSAL ARAŞTIRMALARIN İSTATİSTİKİ

DEĞERLENDİRİLMESİNDE YAPILAN BAZI HATALAR

I. TEK FAKTÖRLÜ DENEMELER

 

 

Nazimi AÇIKGÖZ Nevin AÇIKGÖZ

Ege Üniversitesi Tohum Teknolojisi Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

Uygulama ve Araştırma Merkezi P.K. 9 Menemen,

Bornova, İzmir/TURKEY 35661 İzmir/TURKEY

 

 

ÖZ: Tarımsal araştırmaların değerlendirme aşamasında yapılan bazı hatalar, çok iyi planlanmış ve yürütülmüş olan denemelerde sağlıklı olmayan yorumlara neden olabilmektedir. Uygulamada görülen yanlışlıklar genelde faktör çeşit niteliğindeyse uygun test yönteminin seçilmemesi, faktörün doz niteliğinde olması durumunda ortogonal karşılaştırmanın yapılmaması nedeniyle tam ve gerçekçi olmayan yorumlara gidilmesi şeklinde özetlenebilir. Bu yayında aynı örnekte değişik test yöntemleri karşılaştırılarak, uygulamada sıklıkla yapılabilecek hatalar vurgulanmıştır.

Anahtar Sözcükler: Tarımsal araştırmalar, AÖF, Duncan, Tukey, ortogonal karşılaştırma.

 

COMMON MISTAKES IN THE STATISTICAL ANALYZES

OF AGRICULTURAL EXPERIMENTS

I. SINGLE FACTORIALS

 

ABSTRACT: Certain mistakes done during the statistical evaluation of agricultural experiments, cause undesirable interpretation of well planned and performed trials. It is often observed that, the researchers interpret their results unrealistically, due to inappropriate tests for the variety like factor levels or non usage of orthogonal comparisons for the dose like levels. This paper deal with comparison of such often-misused test applied to the same data.

Keywords: Agricultural experiments, LSD, Duncan,Tukey, Orthogonality.

 

 

 

P. K. 9 Menemen - 35661 İZMİR  

Telefon : +90 232 846 1331 (pbx)

Faks : +90 232 846 1107

E - mail : aari@egenet.com.tr    

Last Updated on 23.03.2001 By Dr. A.Şemsettin Tan